Mirasın Reddi Dava Dilekçesi Örneği 2026 Güncel
Mirasın Reddi
Sizlere bu yazımızda, mirasın reddi dava dilekçesi örneğini sunuyoruz. Unutulmamalıdır ki, diğer dava türleri gibi mirasın reddi davaları da bir avukat tarafından takip edilmesini tavsiye ettiğimiz dava türlerindendir. Sizlerin de mirasın reddi ile ve miras hukuku ile ilgili bir avukata ihtiyacınız olursa bizlerle iletişime geçebilirsiniz.
Mirasın Reddi Davası ve Reddi Miras Süreci (2026 Rehberi)
Miras hukuku, vefat eden bir kimsenin mal varlığının yanı sıra borçlarının da mirasçılara intikal ettiği bir alandır. Mirasçılar, bazen murisin borçlarının mal varlığından fazla olması (terekenin borca batık olması) veya kişisel nedenlerle mirası kabul etmek istemeyebilirler. Bu durumda başvurulacak hukuki yol mirasın reddi (reddi miras) kurumudur.

Mirasın Reddi Nedir?
Mirasın reddi, yasal veya atanmış mirasçıların, murisin ölümüyle kendilerine geçen mirası reddetmelerine yönelik tek taraflı bir irade beyanıdır. Türk Medeni Kanunu uyarınca bu hak, mirasçılara tanınmış bir korunma mekanizmasıdır. Mirasın reddi iki şekilde karşımıza çıkar: Gerçek ret ve Hükmen ret.
Mirasın Gerçek Reddi ve Şartları
Mirasın gerçek reddi, mirasçıların süresi içerisinde Sulh Hukuk Mahkemesi’ne yapacakları yazılı veya sözlü beyanla gerçekleşir.
- Yetkili Mahkeme: Murisin son yerleşim yeri Sulh Hukuk Mahkemesi’dir.
- Hak Düşürücü Süre: Mirasın reddi, mirasçılar tarafından üç ay içinde yapılmalıdır. Bu süre, yasal mirasçılar için mirasçı olduklarını daha sonra öğrendikleri ispat edilmedikçe murisin ölümünü öğrendikleri; atanmış mirasçılar için ise vasiyetnamenin kendilerine resmen bildirildiği tarihten itibaren işlemeye başlar.
Mirasın Reddi Rehberi: Haklar, Sorumluluklar ve Stratejik Adımlar
Miras hukuku, insan yaşamının en hassas ve karmaşık dönemeçlerinden biri olan vefat olgusu ile mülkiyet hakkının kesiştiği noktada yer alır. Bir yakının kaybı, beraberinde sadece manevi bir yas sürecini değil, aynı zamanda murisin geride bıraktığı tüm hukuki terekenin mirasçılara intikalini de getirir. Türk hukuk sisteminde “külli halefiyet” ilkesi uyarınca, miras bırakanın ölümüyle birlikte tüm hakları, alacakları, taşınır ve taşınmaz malları ile birlikte, ne yazık ki borçları da bir bütün olarak mirasçılara geçer. İşte bu noktada, mirasçılar için hayati bir soru gündeme gelir:
Miras bir lütuf mudur, yoksa altından kalkılamayacak bir mali yük mü? Birçok durumda mirasçılar, murisin sağlığında imza attığı kefaletlerden, ticari borçlardan veya kamu borçlarından haberdar olmayabilirler. Bu bilinmezlik, mirasçıların kendi şahsi mal varlıklarını dahi tehlikeye atan bir sürece dönüşebilir. Türk Medeni Kanunu (TMK), bu tür mağduriyetlerin önüne geçmek ve kişilerin istemedikleri bir ekonomik yükümlülük altına girmesini engellemek amacıyla mirasın reddi (reddi miras) kurumunu düzenlemiştir.
Mirasın reddi, yasal veya atanmış bir mirasçının, murisin terekesini kabul etmediğini, bu tereke üzerindeki tüm hak ve borçlarından feragat ettiğini gösteren tek taraflı ve bozucu yenilik doğuran bir irade beyanıdır. Ancak bu beyan, sadece “mirası istemiyorum” demekten çok daha derin hukuki prosedürleri ve hak düşürücü süreleri barındırır. Günümüz sosyo-ekonomik koşullarında, özellikle ticari risklerin arttığı ve kredi kullanımının yaygınlaştığı bir dönemde, mirasın reddi müessesesi bir “hukuki can simidi” görevi görmektedir.
Mirasçılar, reddi miras yaparak sadece murisin borçlarından kurtulmakla kalmaz, aynı zamanda murisin sağlığındaki hatalı ekonomik tercihlerinin bedelini kendi mal varlıklarıyla ödeme riskini de bertaraf ederler. Ancak bu hakkın kullanımı, kanunda öngörülen sıkı şekil şartlarına ve sürelere bağlıdır. Örneğin, mirasın geçtiğini öğrenen mirasçının üç aylık hak düşürücü süreyi kaçırması veya mirası kabul ettiği anlamına gelecek “tereke işlerine karışma” gibi davranışlarda bulunması, bu hakkın sonsuza dek kaybedilmesine neden olabilir.
Hukuki perspektiften bakıldığında, mirasın reddi iki ana sütun üzerine inşa edilmiştir: Mirasın gerçek reddi ve mirasın hükmen reddi. Gerçek ret, mirasçının aktif bir iradeyle mahkemeye başvurmasını gerektirirken; hükmen ret, murisin ölümü anında borca batıklığının resmiyette veya fiiliyatta açıkça belli olması durumunda devreye giren bir koruma kalkanıdır. Her iki durumda da davanın açılacağı mahkemenin yetkisi, dilekçenin içeriği ve sunulacak delillerin niteliği mahkeme takdirinde olup, sürecin bir avukat rehberliğinde yürütülmesi hayati önem taşır. Yanlış hazırlanan bir mirasın reddi dava dilekçesi, sadece davanın reddine değil, aynı zamanda mirasçının tüm borçlardan şahsen sorumlu olmasına yol açabilecek geri dönülemez bir yola girilmesine neden olabilir.
Bu rehberde, bir avukatın titizliğiyle hazırlanmış mirasın reddi dava dilekçesi örneği üzerinden; reddi mirasın hangi durumlarda yapılacağı, hangi sürelerin takip edileceği, Yargıtay’ın en güncel “terekeyi benimseme” kriterleri ve sürecin maliyetleri gibi konuları detaylandıracağız. Amacımız, mirasçılara bu puslu yolda net bir harita sunmak ve hukuki güvenliklerini en üst düzeyde tutmalarına yardımcı olmaktır. Unutulmamalıdır ki hukuk, sadece hakları bilmek değil, bu hakları zamanında ve usulüne uygun kullanma sanatıdır. Özellikle miras hukukunun kendine has teknik terimleri ve usul kuralları göz önüne alındığında, yapılacak en küçük hatanın telafisi mümkün olmayabilir. İşte bu yüzden, mirasın reddi süreci hem murisin mirasına bir saygı duruşu hem de mirasçının geleceğini koruma altına alma mücadelesidir.

Mirasın Reddi Dava Dilekçesi Örneği
KONYA (……) SULH HUKUK MAHKEMESİ’NE
DAVACILAR : Kendi adına asaleten çocuklar adına velayeten
1-) ………. ………… (………….) (Anne veya baba )
………… Mah. ……… Sk. No:………. Meram/Konya
2-) ………. ………… (………….) (Çocuk) (Aynı adres)
3-) ………. ………… (………….) (Çocuk) (Aynı adres)
4-) ………. ………… (………….) (Çocuk) (Aynı adres)
MURİS : ………. ………… (………….)
DAVALI : Hasımsız
KONU : TMK md. 605 vd. gereği muris …………… ……….. mirasının tarafımızca kayıtsız, şartsız reddedildiğinin tespit ve tescili istemli dava dilekçesidir.
AÇIKLAMALAR :
Murisimiz …….. ……. ………… tarihinde vefat etmiştir. Vefatı nüfus kayıtlarına işlenmiştir.
Geriye yasal mirasçı olarak eşi sıfatı ile şahsım ……….. ……….. ve muris ile müşterek çocuklarımız ……….. ……….., ……….. ……….. , ve ……….. ……….. kalmıştır. Şahsım adına asaleten ve çocuklarıma velayeten mevzuatta öngörülen yasal sürede ve şekilde murisin mirasının reddi talebimi sunuyorum.
TMK md. 605 vd. gereği murisin eşi ve çocukları olarak geriye kalan tüm mirasçıları sıfatımız ile, murise ait taşınır, taşınmaz, borç, alacak ve nakit para gibi aktif ve pasifleri kabul etmeyip şahsımıza düşen mirasın tamamının reddine karar verilmesini talep ediyorum.
TMK md. 612’de “En yakın yasal mirasçıların tamamı tarafından reddolunan miras, sulh mahkemesince iflâs hükümlerine göre tasfiye edilir. Tasfiye sonunda arta kalan değerler, mirası reddetmemişler gibi hak sahiplerine verilir.” hükmü yer almaktadır. Hal böyleyken, murisin geriye kalan tüm yasal mirasçıları olarak mirası reddetmemiz sebebiyle terekenin tasfiye memurluğunca tasfiyesi gereklidir.
Neticeten, mirasın reddine karar verilerek terekenin tasfiyesi için dosyanın tasfiye memurluğuna gönderilmesini talep ederim.
H. NEDENLER : TMK, HMK, sair mevzuat
DELİLLER : Nüfus kayıtları, sair deliller
SONUÇ ve İSTEM : Yukarıda arz ve izah edilen ve resen nazara alınacak nedenlere binaen;TMK md 605 vd. gereği mirasçısı olduğumuz muris ………….’in mirasını kayıtsız, şartsız kendi adıma asaleten çocuklar adına velayeten reddetmiş olduğumuzun tespiti ve tesciline, yasal mirasçıların tümünün mirası reddetmesi nedeniyle dosyanın tasfiye memurluğuna gönderilmesine karar verilmesini saygıyla arz ve talep ederim. ……./……./2026
DAVACI
Ek: Kimlik fotokopileri ve nüfus kayıt örneği
Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

Mirasın Reddi Dava Dilekçesi Yazarken Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar
- Mirasın gerçek reddi beyanı, mirasçıların murisin ölümünü ve mirasçı olduklarını öğrendikleri tarihten itibaren 3 ay içinde yapılmalıdır; bu süre kesin olup uzatılamaz.
- Dilekçe, murisin en son ikamet ettiği yerdeki (yerleşim yeri) Sulh Hukuk Mahkemesi’ne hitaben yazılmalıdır.
- Ret beyanı herhangi bir koşula veya şarta (örneğin “borçlar silinirse kabul ederim” gibi) bağlanamaz; aksi halde beyan geçersiz sayılabilir.
- Mirasın reddi, terekenin sadece borçlarını değil, tüm aktif mal varlığını da (ev, araba, bankadaki para) kapsamaktadır.
- Dilekçe verilmeden önce murisin bir banka hesabından para çekilmesi veya tereke malının satılması “mirasın zımnen kabulü” sayılabilir ve ret hakkını ortadan kaldırabilir.
- Eğer murisin ölümü tarihinde borca batıklığı resmi makamlarca veya açıkça belliyse, 3 aylık süre aranmaksızın her zaman hükmen ret davası açılabilir.
- Mirası reddeden kişinin payı, sanki o kişi muristen önce ölmüş gibi kendi altsoyuna (çocuklarına) geçer; çocukların da mağdur olmaması için onların adına da ret yapılması gerekebilir.
- Kısıtlılar veya velayet altındaki çocuklar adına yapılacak ret işlemlerinde, bazen sulh hukuk mahkemesinden izin alınması veya vesayet makamının onayı gerekebilir.
- Ret beyanı mutlaka yazılı bir dilekçe ile mahkemeye sunulmalı ve mahkemenin özel kütüğüne tescil edilmelidir; sözlü beyanlar ispat açısından risk taşır.
- Mirasın reddi beyanı mahkemeye ulaştığı ve tescil edildiği andan itibaren, diğer mirasçıların tamamının onayı olmadan bu beyandan dönmek kural olarak mümkün değildir.
Sizlere bu yazımızda, mirasın reddi dava dilekçesi örneğini sunduk. Sizlerin de mirasın reddi ile ve miras hukuku ile ilgili bir avukata ihtiyacınız olursa bizlerle iletişime geçebilirsiniz.
