Tck 136 Yargıtay Kararları (2026-Güncel)

TCK 136: Kişisel Verileri Hukuka Aykırı Olarak Verme veya Ele Geçirme Suçu Yargıtay Kararları

Dijital çağın getirdiği teknolojik imkanlar, bilginin hızla yayılmasını sağlarken bireylerin en mahrem verilerinin korunmasını da hukuk sisteminin en öncelikli gündem maddelerinden biri haline getirmiştir. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 20. maddesiyle güvence altına alınan “Kişisel Verilerin Korunmasını İsteme Hakkı”, ceza hukuku bağlamında karşılığını Türk Ceza Kanunu’nun 136. maddesinde bulmaktadır. “Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme” başlığı altında düzenlenen bu suç tipi, sadece bilişim sistemlerini değil, günlük hayattaki her türlü veri akışını disiplin altına almayı amaçlamaktadır.

Günümüzde bir sosyal medya paylaşımı, bir telefon numarasının rıza dışı iletilmesi veya kamu görevlilerinin yetkilerini aşarak sistemsel sorgulama yapması gibi eylemler, doğrudan TCK 136 kapsamında ağır hürriyeti bağlayıcı cezalarla karşı karşıya kalınmasına neden olabilmektedir. Bu makalemizde, özellikle tck 136 yargıtay kararı aramalarında öne çıkan kriterleri, suçun maddi ve manevi unsurlarını ve günümüze kadar uzanan en güncel yüksek mahkeme içtihatlarını derinlemesine analiz ederek, uygulamanın hangi durumlarda mahkumiyet hangi durumlarda ise beraat yönünde çevrildiğini inceleyeceğiz.

Tck-136-Yargıtay-Kararları

TCK 136 Suçunun Maddi ve Manevi Unsurları

TCK’nın 136. maddesi, seçimlik hareketli bir suçtur. Kanun koyucu; veriyi verme, yayma veya ele geçirme fiillerini suçun oluşumu için yeterli görmüştür. Suçun konusu olan “kişisel veri” kavramı, Yargıtay tarafından oldukça geniş yorumlanmakta; kişinin adı, soyadı, adresi, telefon numarası gibi klasik bilgilerin yanı sıra, fiziksel görüntüsünü içeren fotoğrafları veya dijital ayak izleri de bu koruma şemsiyesi altına alınmaktadır.

Suçun oluşması için “hukuka aykırılık” unsuru şarttır. Eğer veri, sahibinin açık rızasıyla veya kanunla verilen bir yetkiye dayanılarak paylaşılıyorsa suç oluşmayacaktır. Ancak, mahkeme takdirinde olan bu incelemelerde “rıza” kavramının sınırları oldukça hassas çizilmiştir.

Detaylı Analiz: Güncel Yargıtay ve İstinaf Kararları

Aşağıda, eldeki belgeler ışığında suçun farklı görünümlerine dair emsal niteliğindeki kararlar yer almaktadır:

1. Sosyal Medya Paylaşımları ve Fotoğrafların Hukuki Niteliği

Sosyal medya, TCK 136’nın en sık uygulama bulduğu alandır. Bir fotoğrafın “herkese açık” olması, onun izinsiz olarak başka mecralarda yayılmasına hak tanımaz.

  • Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesi, Esas No: 2018/1570, Karar No: 2019/774, Karar Tarihi: 20-03-2019:

“Her ne kadar sanık hakkında Antalya 18. Asliye Ceza Mahkemesince atılı suçtan beraat kararı verilmiş ise de, mağdurun beyanı, sanığın samimi ikrarı, facebook çıktısı ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında; mağdura ait facebook hesabında mağdur tarafından yayımlanan ve mağdurun askerdeyken poz vermiş şekilde çektirdiği resimleri, mağdurun başkalarının görmesini ve bilmesini istemeyeceği özel yaşam alanına ilişkin görüntü olarak kabul edilemeyeceğinden, mağdurun kişisel veri niteliğindeki resimlerini, hukuka uygunluk nedenlerinin bulunmaması nedeniyle hukuka aykırı olduğunda tereddüt bulunmayan bir yöntemle facebook adlı sosyal paylaşım sitesi üzerinden yayımlayan sanığın eyleminin,

TCK’nın 136/1. madde ve fıkrasında tanımlanan verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçunu oluşturduğundan sanığın atılı suçtan cezalandırılması gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:Mahkeme bu kararında, fotoğrafın özel hayatın gizliliğini (TCK 134) ihlal etmediğini çünkü “günlük bir görüntü” olduğunu belirtmiş; ancak bu görüntünün bir “kişisel veri” olması sebebiyle TCK 136/1 uyarınca cezalandırılması gerektiğine hükmetmiştir.

Antalya 18. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 24/04/2018 tarih ve 2017/461 Esas, 2018/309 Karar sayılı sanık …. hakkında kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirmek veya yaymak suçundan verilen beraat kararının CMK’nın 280/2 maddesi gereğince ORTADAN KALDIRILMASINA; 1-Sanık ….’ın sabit olan eylemine uyan kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirmek veya yaymak suçundan TCK’nın 136/1 maddesi gereğince; suçun işleniş şekli, suç konusunun önem ve değeri, paylaşılan resmin niteliği nazara alınarak takdiren alt sınırdan ceza tayin edilerek 2 YIL HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA, oybirliği ile verilen karar verildi”

  • T.C. Bölge Adliye Mahkemesi İzmir 19. Ceza Dairesi Esas No: 2023/490 Karar No: 2023/1324 Karar Tarihi: 17-05-2023

“Sanığın, daha önce arkadaşlık yaptığı müşteki …’ye ait fotoğrafları instagramda “…” kullanıcı ismi ile açtığı sahte bir hesapta paylaşması şeklinde gelişen eylem nedeniyle sanığın TCK’nın 134/2 maddesi gereğince cezalandırılmasına karar verilmiş ise de; Sanığın, müştekinin fotoğrafını kullanarak instagramda açtığı sahte hesapta paylaştığı görüntülerin, müştekinin günlük kıyafetlerle çekilmiş halini içermesi nedeniyle, özel hayata ilişkin bir görüntü olmadığından “özel hayatın gizliliğini ihlal” suçunu , ancak bir kimsenin fiziksel görüntüsünün “kişisel veri” olması nedeniyle,

TCK’nın 136/1. maddesinde düzenlenen “Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme” suçunu oluşturacağı anlaşılmakla, sanığa TCK’nın 136/1. maddesinin uygulanma olasılığına göre CMK’nın 226. maddesi gereğince ek savunma hakkı tanınarak, TCK’nın 136/1. maddesi gereğince hüküm kurulması gerekirken, eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması, Usul ve yasaya aykırı olduğundan ve CMK’nın 280/1-e maddesi gereğince istinaf istemleri bu nedenle yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, 17/05/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.”

Tck-136 -Yargıtay

2. İletişim Bilgilerinin İlan Sitelerinde Paylaşılması

  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi, Esas No: 2022/3721, Karar No: 2025/2101, Karar Tarihi: 26-02-2025:

“Yerel Mahkemece, Dairemizce verilen bozma ilâmı üzerine yapılan yargılama sonunda; sanık …’in, www.sahibinden.com.tr isimli internet sitesinde “…” adlı profil üzerinden tablet bilgisayar için satış ilanı verirken, kendisi adına kayıtlı olup, 28.12.2013 tarihinde aktive edilen cep telefonu numarasının yanı sıra fırın işletmekte olan katılan …’e ait sabit hattı da irtibat numarası olarak yazıp, katılanın kullanımında olan kişisel veri niteliğindeki telefonu numarasını onun bilgisi ve rızası olmaksızın yaydığı kabul edilerek, sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 136/1. maddesindeki verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir

Tire 1. Asliye Ceza Mahkemesinin kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oybirliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.02.2025 tarihinde karar verildi.”

3. Kamu Görevlisinin Yetki Aşımı ve Veri Sızdırma

  • Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi, Esas No: 2019/2492, Karar No: 2020/634, Karar Tarihi: 04-03-2020:

“Diğer yandan sanık …’in 12/02/2018 tarihli telefon görüşmesi içeriğine göre mağdur …’ün adli sicil kaydının çıkartılarak kendisine verilmesini istediği, sanık …’un da Gebze Adliyesi’nde zabıt katibi olarak görev yapmasının sağladığı kolaylıktan faydalanarak …’e ait adli sicil kaydının çıkartılarak diğer sanık …’e teslim ettiği, yapılan UYAP sorgulamasında adli sicil sorgulamasının sanık … tarafından yapıldığının sabit olduğu, her ne kadar sanık … yargılama aşamasında mağdur …’in kendisinden daha önce sabıka kaydı istediğini, …’e teslim edilmek üzere sabıka kaydını …’a verdiğini savunmuşsa da gerek sanığın gerekse tanığın hazırlık aşamasındaki beyanları alındığından savunmaya itibar edilemeyeceği,

yine her ne kadar mağdur … duruşma aşamasında ehliyet alıp alamayacağını öğrenmek için sanık …’ın yanına gittiğini ve sistemde tıkanıklık olduğundan o anda sabıka kaydını çıkaramadığını, bana ulaştırırsın diye yanından ayrıldığını savunmuş ise de; hazırlık aşamasındaki beyanı dikkate alındığında sanığı cezadan kurtarmaya yönelik beyanına itibar edilemeyeceği, sanık  ‘in bu şekilde kişisel veri niteliğindeki mağdur …’ün adli sicil kaydını diğer sanık …’e vererek kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirme veya verme suçunu işlediği, diğer sanık …’in de bu şekilde kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirme suçunu işlediği, ilk derece mahkemesinde sanık … hakkında bu suçtan hüküm kurulurken TCK’nın 136/1 maddesince belirlenen temel cezanın TCK’nın 137/1-a maddesi uyarınca yarı oranında arttırılmasına karar verildiği,

ancak hesap hatası yapılarak 3 yıl hapis cezası yerine 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, bu şekilde eksik ceza tayinin usul ve yasaya aykırı olduğu ve Cumhuriyet Savcısının istinaf başvurusunun bu itibarla yerinde olduğu anlaşılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulması gerektiği yolunda dairemizce tam bir vicdani kanaate varılmıştır. Sanık …’un eylemini kamu görevlisi sıfatı ile görevinin verdiği yetki kötüye kullanılmak suretiyle gerçekleştirdiği anlaşılmakla cezasından TCK’nun 137/1-a maddesi uyarınca cezasının yarı oranında artırım yapılara … yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, 04/03/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.”

  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi, Esas No: 2024/3475, Karar No: 2025/1653, Karar Tarihi: 17-02-2025

“İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; polis memuru olan sanığın boşanma aşamasındaki eşi olan katılanın bilgilerini POL-NET sistemi üzerinden görüntülediği olayda sanık hakkında 5237 sayılı Kanunun 136/1. maddesindeki verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçundan mahkumiyet kararı verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince,

İlk Derece Mahkemesinin kararı kaldırılarak sanığın katılana ait bilgileri veri tabanının güvenliği nedeniyle kendisine verilen şifreyi kullanıp, sistemde sorgulama yapmadan ibaret eyleminin 5271 sayılı Kanun’un 223/2-a maddesi uyarınca \”yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış olması\” gerekçesiyle sanığın beraatine, HÜKMÜN ONANMASINA, 17.02.2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Tck-136

4. Beraat Gerekçeleri: Suç Kastının Yokluğu ve Delil Sunma Amacı

Hukukta her veri paylaşımı suç değildir. Özellikle “hak arama hürriyeti” çerçevesinde mahkemeye delil sunmak amacıyla elde edilen verilerde farklı bir yaklaşım sergilenmektedir.

  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesi, Esas No: 2017/1035, Karar No: 2018/1022, Karar Tarihi: 14-05-2018:

Avukat olan sanığın, vekilliğini üstlendiği bir dosyada müvekkili için delil niteliğinde olduğunu düşündüğü ve müvekkilinin oğlu tarafından getirilen evraklarını ilgili dosyaya delil olarak sunduğu olayda, sanığın suç işleme kastıyla hareket etmediği anlaşılmaktadır. Zira Uşak 2. Ağır Ceza Mahkemesinin katılan vekilin suça konu evrakların dosyadan çıkarılmasına ilişkin talebi red etmiş olması ve ilgili evrakların hastaneden istemiş olması da dikkate alındığında, dosyaya sunulan evrakların delil niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır.

Avukat olan sanığın müvekkilinin oğlu tarafından getirilen evrakları dosyaya delil olarak sunmasında suç kastıyla hareket ettiğinden bahsedilemeyeceği aşikardır. Benzer bir olayda Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 2011/23504 Esas, 2012/14795 Karar sayılı ilamında ‘ bilgisayar operatörü göreviyle Nöroloji Yoğun Bakım Servisinde çalışan sanığın, hastane veri sistemine giriş yapıp, katılanın 27.04.2004-06.09.2004 tarihleri arasında Aydın Devlet Hastanesi Psikiyatri Polikliniğine başvuruda bulunduğuna ilişkin bilgileri kaydederek, elde ettiği katılanın kimlik bilgileri, hangi polikliniğe başvurduğu, muayene olacağı hekim ismi ve sıra numarasını gösteren 8 adet hastahane müracaat belge örneklerini, katılana hakaret ettiği iddiasıyla görülmekte olan davanın 17.09.2007 tarihli oturumunda, iddiasına ispat olarak sunması şeklinde gelişen olayda,’ sanığın beraatine karar veren yerel mahkemenin kararı onanmıştır.

Dava konusu olayda da, avukat olan sanığın vekilliğini üstlendiği bir dosyada müvekkili için delil niteliğinde olduğunu düşündüğü ve müvekkilinin oğlu tarafından getirilen evraklarını ilgili dosyaya delil olarak sunduğu anlaşılmakta olup, Uşak 2. Ağır Ceza Mahkemesinin katılan vekilin suça konu evrakların dosyadan çıkarılmasına ilişkin talebi red etmiş olması ve ilgili evrakların hastaneden istemiş olması da dikkate alındığında, dosyaya sunulan evrakların delil niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır. Bu durum itibariyle de sanığın suç işleme kastıyla hareket etmediği anlaşılmakla, yerel mahkemenin sanığın mahkumiyetine yönelik kararın kaldırılarak, sanığın beraatine karar vermek gerekmiştir.

Her ne kadar sanık hakkında kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirmek veya yaymak suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ve yerel mahkemece bu doğrultuda Sinerji Mevzuat ve İçtihat Programı Sayfa 3 /4 mahkumiyetine karar verilmiş ise de dairemizce yapılan yargılama ve toplanan delillerden sonra sanığın suç işleme kastı ve taksiriyle ile hareket etmediği anlaşıldığından CMK 223/2-c maddesi uyarınca BERAATİNE, karar verilmiştir”

  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi, Esas No: 2023/2753, Karar No: 2025/4105, Karar Tarihi: 21-04-2025:

“İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; diğer sanıklarla aynı hastanede çalışan sanıklardan Raşit’in katılanın yaralanmasına sebebiyet verdiği iddiasıyla yargılandığı, bu konuya ilişkin sanık …’in doktor olması nedeniyle kendisinin uzman görüşünü istediği, sanık …’in röntgen teknisyeni olarak çalışan sanık …’den katılana ait röntgen görüntülerini istemesi üzerine ilgili görüntülemeleri CD ortamına aktaran sanıkların eylemleri nedeniyle ayrı ayrı 5237 sayılı Kanunun 136/1. maddesindeki verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçundan mahkumiyetlerine kararı verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesinin kararı kaldırılarak sanıkların eylemlerini sanık …’in ceza soruşturmasına delil olarak sunduğu ve üçüncü kişilerle paylaşıldığına dair iddia ve delil bulunmadığı, mahkemece istenmesi halinde dosyaya sunulacak olan delil niteliğindeki belgenin taraflar tarafından toplanarak sunulması şeklinde gerçekleşen eylemiyle suç işleme kastı içerisinde hareket ettiklerine dair her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı, sanıkların üzerine atılı verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçunu işledikleri sabit olmadığından 5237 sayılı Kanun’un 223/2-e maddesi uyarınca sanıkların ayrı ayrı beraatine karar verilmiştir.

Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin kararında katılan vekili tarafından öne sürülen tüm temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanunun 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, 21.04.2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.”

Tck-136-Yargıtay-Kararı

Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

Sonuç ve Avukat Değerlendirmesi

Sonuç olarak, Tck 136 yargıtay kararı ve güncel içtihatlar ışığında görülmektedir ki; kişisel verilerin hukuka aykırı olarak ele geçirilmesi veya yayılması suçu, dijitalleşen dünyada sınırları en hassas çizilmiş alanlardan biridir. Mahkemelerin 2025 yılına kadar uzanan en yeni değerlendirmeleri, bir verinin “herkese açık” olmasının o verinin sınırsızca paylaşılabileceği anlamına gelmediğini, ancak hak arama hürriyeti kapsamında delil sunma amacı güden eylemlerde ise suç kastının titizlikle incelendiğini ortaya koymaktadır.

Bu süreçte eylemin bir veri ihlali mi yoksa hukuka uygun bir kullanım mı olduğu hususu tamamen mahkeme takdirinde olup, suçun unsurlarının doğru analiz edilmesi davanın seyrini doğrudan etkileyebilir. Özellikle TCK 137 gibi cezayı artıran nitelikli hallerin veya beraat getirebilecek hukuka uygunluk nedenlerinin tespiti, teknik ve hukuki bir birikim gerektirir.

Hak kayıplarının yaşanmaması ve veri güvenliğinin anayasal güvence altında korunması için süreçlerin uzman bir avukat rehberliğinde yönetilmesi, olası ağır hapis cezalarının veya haksız suçlamaların önüne geçilmesinde kritik bir rol oynayacaktır.

Sizlerin de değindiğimiz konu ile ilgili bir konya ceza avukatı na ihtiyacınız olduğunda bizlerle iletişime geçebilirsiniz.

Benzer Yazılar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir