Boşanma Davasında 3. Şahsın GSM Kayıtları İstenebilir Mi ? (2026 Güncel)
Boşanma Davasında 3. Şahsın GSM Kayıtları İstenebilir Mi ?
Boşanma davaları, taraflar için yalnızca duygusal bir yol ayrımı değil, aynı zamanda iddiaların hukuki bir zeminde ispatlanmasını gerektiren teknik bir yargılama sürecidir. Özellikle sadakat yükümlülüğünün ihlali veya güven sarsıcı davranışlar gibi iddiaların söz konusu olduğu durumlarda, dijital deliller ve iletişim kayıtları davanın seyrini değiştiren en güçlü unsurlar haline gelmiştir. Günümüzde internet kullanıcıları ve boşanma aşamasındaki bireyler tarafından en çok merak edilen ve arama motorlarında sıkça araştırılan sorulardan biri şudur: “Boşanma davasında 3. şahsın GSM kayıtları istenebilir mi?”. Bu makalede, mahkemelerin GSM kayıtlarına bakış açısını, Yargıtay’ın bu konudaki emsal kararlarını ve 3. şahısların özel hayatının gizliliği ile davanın aydınlatılması arasındaki ince çizgiyi detaylandıracağız.

Boşanma Davasında Telefon Kayıtlarının Delil Niteliği
Boşanma davası sürecinde taraflardan her biri, diğer eşin geriye dönük telefon iletişim kayıtlarını (HTS kayıtları) delil olarak gösterebilir. Bu talebin usulüne uygun şekilde yapılması halinde mahkeme, ilgili operatöre müzekkere yazarak bu kayıtların celbini sağlar. Yargıtay, maddi gerçeğin ortaya çıkması adına bu kayıtların mahkemece mutlaka araştırılması gerektiğine hükmetmektedir.
3. Şahsın GSM Kayıtları Konusunda Hukuki Sınırlar
Üçüncü şahısların GSM kayıtlarının istenmesi meselesi, taraf teşkilinden dolayı farklı bir hukuki prosedüre tabidir:
- Doğrudan Talep: Mahkeme, kural olarak dava ile hiçbir ilgisi bulunmayan bir üçüncü şahsın GSM kayıtlarını doğrudan talep etmeyecektir.
- Karşı Taraf Üzerinden Tespit: Davada karşı tarafın (eşin) bu üçüncü kişi ile görüşmeleri mevcut ise, zaten karşı tarafın kayıtları istendiğinde bu dökümlere ulaşılabilecektir.
- Hukuki Amaç: Karşı tarafın kayıtlarının celbi, istenilen ispat amacına ulaşılması için yeterli kabul edilmektedir.
Yargıtay Emsal Kararlar
Aşağıda, “Boşanma Davasında 3. Şahsın GSM Kayıtları İstenebilir Mi ?” başlığıyla ilgili güncel Yargıtay ilamları yer almaktadır:
- YARGITAY 2. Hukuk Dairesi 2021 / 9054 Esas 2022 / 49 Karar
“Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-karşı davacı kadın tarafından her iki dava yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Taraflarca karşılıklı açılan boşanma davalarının yapılan yargılaması sonucunda ilk derece mahkemesince her iki davanın reddine karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesi hükmünü her iki taraf istinaf etmiş, bölge adliye mahkemesince kadının istinaf talepleri reddedilmiş, erkeğin istinaf taleplerinin kabulüyle davalı-karşı davacı kadın tam kusurlu kabul edilerek erkeğin boşanma davasının kabulüne, tarafların boşanmalarına ve boşanmanın ferilerine karar verilmiştir. Davacı-karşı davalı erkek dava dilekçesi ile diğer iddiaları yanında eşinin sadakatsiz olduğu iddiasını ileri sürmüş ve delil olarak telefon iletişim kayıtlarına dayanmıştır.
Dosya kapsamında yer alan telefon iletişim kayıtlarına davalı-karşı davacı kadın tarafından kullanılan numaralı telefon hattı ile sonu 43 30 ile biten numaralı telefon hattı arasında sık ve uzun süreli görüşmeler yapıldığı tespit edilmiş, davalı-karşı davacı kadının görüşme yaptığı bu telefon hattının sahibinin tespiti için Turkcell İletişim Hizmetleri Anonim Şirketine yazılan müzekkerenin cevabında 31.05.2017 tarihinden dava tarihi olan 28.12.2017 tarihine kadar dönem itibarıyla herhangi bir abone kaydının olmadığı belirtilmiş, davalı-karşı davacı kadın vekili 28.05.2019 havale tarihli beyan dilekçesiyle bahsedilen numaranın müvekkilinin eski eşinin gelini olduğunu belirttiği N. isimli kişi tarafından kullanıldığını beyan etmiş ve bu numaranın kime ait olduğunun araştırılmasını talep etmiş,
davacı-karşı davalı erkek vekili ise 04.07.2019 havale tarihli beyan dilekçesiyle sonu 43 40 ile biten numaranın B.A. isimli kişi tarafından kullanıldığını iddia ederek diğer GSM operatörlerine müzekkere yazılarak kime ait olduğunun tespiti için müzekkere yazılmasını talep etmiştir. Ancak ilk derece mahkemesince bu konuda araştırma yapılmaksızın hüküm tesis edilmiştir. O halde yukarıda belirtilen telefon numarasının kime ait olduğu ilgili yerlerden sorulmak suretiyle gelecek cevaba göre, tanık beyanları ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucu uyarınca bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma sebebine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, dosyanın ilgili bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine gönderilmesine oy birliğiyle karar verildi. 17.01.2022″

- YARGITAY 2. Hukuk Dairesi 2019/2893 Esas 2019/8075 Karar
“Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-davacı erkek tarafından, kadının davasının kabulü, kusur belirlemesi ve tazminat taleplerini reddi yönünden; davacı-davalı kadın tarafından ise erkeğin davasının kabulü ve kusur belirlemesi yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Davalı-davacı erkek, birleşen dava dilekçesinde eşinin güven sarsıcı davranışlar içinde olduğunu belirterek delil olarak telefon görüşme kayıtlarına dayanmıştır. Bölge adliye mahkemesince davalı-davacı erkeğin dayandığı telefon görüşme kayıtları getirtilerek değerlendirilip bir sonuca varılması gerekirken, davalı-davacı erkeğin delilleri toplanılmadan eksik inceleme ile hüküm kurulması hukuki dinlenilme (HMK m. 27) hakkına aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma sebebine göre diğer temyiz itirazlarının ise şimdilik incelenmesine yer olmadığına, temyiz peşin harcının istek halinde yatıranlara geri verilmesine, dosyanın ilgili bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine gönderilmesine oybirliğiyle karar verildi. 03.07.2019″
- YARGITAY 2. Hukuk Dairesi 2019/377 Esas 2019/7006 Karar
“Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı erkek tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Yapılan incelemede, davalı erkeğe yüklenen hakaret ve tehdit vakıalarının, taraflar arasında geçen telefon konuşmasının kaydedilmesi suretiyle oluşturulan ses kaydının bulunduğuna ilişkin tanık beyanlarına dayandığı görülmüştür. HMK m. 189/2’ye göre, hukuka aykırı olarak elde edilmiş olan deliller mahkeme tarafından bir vakıanın ispatında dikkate alınamaz. Taraflar arasında geçen bir konuşmanın, davacı kadınca erkeğin bilgisi olmaksızın kayda alınması hukuka aykırı olduğundan, bu ses kaydının bulunduğuna ilişkin tanık beyanlarına da itibar edilemez.
Bir ispat aracının Anayasa m. 36 anlamında “Meşru vasıta” olarak kabul edilebilmesi ve buna ispat gücü tanınabilmesi için, hukukun izin verdiği şekilde elde edilmesi gerekir. Hukuka aykırı yollardan elde edilen delillere veya bunların varlığına ilişkin tanık beyanlarına ispat gücü tanınması, hukuk usulünde geçerli olan silahların eşitliği ilkesine aykırıdır. Bu sebeplerle, davalı erkeğe yüklenen hakaret ve tehdit vakıaları, hukuka uygun delillerle inandırıcı şekilde ispat edilememiştir. Bir başka ifadeyle, gerçekleşen bu duruma göre boşanmaya sebep olan olaylarda davalı erkeğin kusurlu bir davranışı ispatlanamamıştır. Açıklanan sebeplerle davacı kadının davasının reddi gerekirken, kabulü usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma sebebine göre davalı erkeğin sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, dosyanın ilgili bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine gönderilmesine oybirliği ile karar verildi. 12.06.2019″
Hukuki Süreçte GSM Kayıtlarının Yönetimi
Sonuç olarak, boşanma davalarında tarafların iletişim kayıtlarına usulüne uygun şekilde dayanması, davanın ispat yükü açısından hayati bir hamledir. Yargıtay’ın yerleşik içtihatları, mahkemelerin bu kayıtları celp ederek titizlikle incelemesi gerektiğini açıkça ortaya koymaktadır. Doğrudan üçüncü şahısların GSM kayıtlarını isteme yolu kapalı gibi görünse de, davanın tarafı olan eşin kayıtları üzerinden bu kişilerle yapılan iletişimin tespit edilmesi yasal ve mümkündür. Bu durum, özel hayatın gizliliğini ihlal etmeden adil yargılanma hakkının ve delillerin serbestliği ilkesinin bir gereğidir. Ancak, bu tür hassas delillerin toplanması sürecinde hak kaybına uğramamak ve verilerin hukuka aykırı şekilde elde edilmesini önlemek adına sürecin uzman bir hukukçu eşliğinde yönetilmesi büyük önem taşımaktadır.
Kararda da görüleceği üzere usulüne uygun şekilde delil olarak dayanıldığı takdirde karşı tarafın GSM kayıtları mahkeme tarafından getirilmelidir. Ancak 3. şahsın GSM kayıtlarını isteme konusu böyle değildir. Dava ile ilgisi bulunmayan birinin GSM kayıtlarını mahkeme istemeyecektir. Ancak davada karşı tarafın bu kişi ile görüşmeleri var ise, karşı tarafın kayıtları istenebileceğinden; istenilen amaca ulaşılabilecektir.

Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
Sizlerin de değindiğimiz konu ile ilgili bir avukata ihtiyacınız olduğunda bizlerle iletişime geçebilirsiniz.
Av. Mehmet Kürşat Kılıç, 1995 Gaziantep/İslahiye doğumlu; Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunudur (2017). Konya Barosu’nda avukatlık stajını tamamladıktan sonra Kasım 2018’de ruhsatını almış ve Konya’da avukatlık faaliyetini sürdürmektedir. Çalışmalarını özellikle ceza hukuku, aile/boşanma hukuku ve idare hukuku alanlarında yoğunlaştırmakta; bu alanlarda makaleler yazmaktadır.
