Sokağa Çıkma Cezasına İtiraz

KONYA ………..   SULH CEZA MAHKEMESİ HAKİMLİĞİNE

İDARİ PARA CEZASINA

İTİRAZ EDEN                       : AD SOYAD  (TC :…………………………..)

                                            BURAYA ADRESİNİZİ YAZINIZ

İTİRAZA KONU TUTANAĞIN

TANZİM TARİHİ                  : ……………… Tarih ………………. Saatinde Tanzim edilen Tutanak

İTİRAZA KONU TUTANAĞIN

TEBELLÜĞ TARİHİ             :…………………..

İTİRAZ KONUSU               : 1593 Sy. Kanun’un 282. Maddesi gereğince 3150 TL İdari Para Cezası’na itirazlarımızdan  ibarettir.

AÇIKLAMALALAR             :

1-Tarafıma …………… tarihinde Umumi Hıfzıssıhha kanunu Madde 282 uyarınca 3.150 TL idari para cezası kesilmiştir. Ve bu ceza tarafıma ……………. tarihinde tebellüğ edilmiştir. Tarafıma tebliğ edilen 3.150 TL’lik idari para cezası kesilmesi işlemi açıkça usul ve yasaya aykırıdır. Şöyle ki:

2- ……………. tarihinde işime giderken polisler durdurdu.  ………….sektöründe çalıştığım için muafiyetim vardır. Muafiyet belgesi ektedir. (EK-1) Tarafımca tüm samimiyetimle  cezayı yazan polislere durumu izah etmiş bulunmaktayım  ancak; yine de ilgili ceza yazılmıştır.  Yazılan  bu cezanın hakaniyete, vicdana, sosyal devlet ilkesine ve anayasaya da aykırı olduğu açıktır.

3-Ek olarak bu yazılan ceza Anayasa’ya aykırıdır. Şöyle ki ;

 5326 sayılı Kabahatler Kanun’un 2. Maddesi uyarınca kabahat ; kanunun karşılığında idari yaptırım uygulanmasını ön gördüğü haksızlıktır. Uyuşmazlığa konu olan olayın da  5326 sayılı Kabahatler Kanunu ve 1592 sayılı Umumi Hıfzısıhha Kanunu hükümleri çerçevesinde değerlendirilmesi gerekmektedir.

             Kabahatlere ilişkin idare tarafından uygulanacak yaptırımlar yönünden kanunilik ilkesi esastır. Bu husus 5326 Sayılı Kabahatler Kanununun 4. maddesinde “Hangi fiillerin kabahat oluşturduğu, kanunda açıkça tanımlanabileceği gibi; kanunun kapsam ve koşulları bakımından belirlediği çerçeve hükmün içeriği, idarenin genel ve düzenleyici işlemleriyle de doldurulabilir.” şeklinde açıkça düzenleme altına alınmıştır. Yine aynı Kanun’un 25. maddesinde “Idari yaptırım kararına ilişkin tutanakta; hakkında idari yaptırım karan verilen kişinin kimlik ve adresi, idari yaptırım kararı verilmesini gerektiren kabahat fiili, bu fiilin işlendiğini ispata yarayacak bütün deliller, karar tarihi ve karar veren kamu görevlilerinin kimligi açık bir şekilde yazılır. Tutanakta, ayrıca kabahati oluşturan fiil, işlendigi yer ve zaman gösterilerek açıklanır.” düzenlemesi mevcuttur. İdare tarafından kabahat nedeniyle uygulanan idari para cezaları, tek taraflı olarak irade açıklaması ile yapılan yazılı işlem niteliğindedir. İdari işlemler, ilgilisinin rızası olmasa dahi tek taraflı irade açıklaması ile ilgililerin hukuki durumları üzerinde etki yapar, ancak kesin hüküm niteliği taşımaz. İlgililer tarafından “Hukuk Devleti” ilkesi uyarınca idari kararlara karşı yargı yoluna başvurulabilir.

Anayasa’nın 2. maddesinde, Türkiye Cumhuriyeti, hir hukuk devleti olarak nitelendirilmiştir. Hukuk devleti, eylem ve işlemleri hukuka uygun, insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, Anayasa’ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukuku tüm devlet organlarına egemen kılan, Anayasa ve hukukun üstün kurallarıyla kendini bağlı sayıp yargı denetimine açık olan devlettir.

Hukuk devletinin temel ilkelerinden biri “belirlilik”tir. Bu ilkeye göre, yasal düzenlemelerin hem kişiler hem de idare yönünden herhangi bir duraksamaya ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde açık, net, anlaşılır, uygulanabilir ve nesnel olması, aynca kamu otoritelerinin keyfi uygulamalarına karşı koruyucu önlem içermesi gerekir. Belirlilik ilkesi, hukuksal güvenlikle bağlantılı olup birey; yasadan, belirli bir kesinlik içinde, hangi somut eylem ve olguya hangi hukuksal yaptırımın veya sonucun bağlandığını bilmelidir. Birey ancak bu durumda kendisine düşen yükümlülükleri öngörebilir ve davranışlarını ayarlar. Hukuk güvenligi, normların öngörülebilir olmasını, bireylerin tüm eylem ve işlemlerinde devlete güven duyabilmesini, devletin de yasal düzenlemelerde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gerekli kılar. (Anayasa Mahkemesi’nin 28/02/2013 tarih ve 2012/116 Esas-2013/32 sayılı kararı)

Ek olarak Yargıtay 19. Ceza Dairesi’nin 2020/4354 E. 2020/14250 K. Sy kararı göre de iptali gerekmektedir.  

Yukarıda arz ve izah edilen tüm nedenlerle itirazımın kabulü ile, söz konusu idari para cezasının iptalini bilvekale talep ediyorum.

DELİLLER                           : ………………… tarihli …………… saatli tutanak, Çalışma belgesi, İdari Para Cezası Tutanakları, emsal kararlar.

HUKUKİ  SEBEPLER          : Umumi Hıfzıssıhha kanunu Madde 282, Kabahatler Kanunu Madde 32, Anayasanın ve ilgili Kanunun Hükümleri

SONUÇ VE İSTEM            :         

Yukarda arz ve izah edilen nedenlerle ve tetkikiniz esnasında ortaya çıkan sair nedenlerle itirazlarımın  kabulü ile tarafıma kesilen ……………… tarih …………… saatli usul ve yasaya aykırı idari para cezasının iptaline, yargılama giderlerinin, vekalet ücretinin davalı idareye yükletilmesine karar verilmesini saygıyla talep ederim. ………./………../ .2021

                                                                                                                                                                                                                                                                                İtiraz Eden

……………………

EK-1:Çalışma belgesi

EK-2:TC Kimlik fotokopisi

EK-3:…………… tarihli ………….. saatli idari para cezası tutanağı

EK-4 : Emsal Kararlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.