GEÇ ATANAN MEMUR, GEÇ ATANDIĞI SÜRE BOYUNCA ALMADIĞI MAAŞLARI TALEP EDEBİLİR.

Aşağıdaki Danıştay Kararından anlaşılacağı üzere, geç atanan memur, geç atandığı süre boyunca almadığı maaşları talep edebilir.

T.C.

DANIŞTAY

12. DAİRE

E. 2016/394

K. 2019/8628

T. 12.11.2019

ÖZET : Dava, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığına ziraat teknisyeni olarak atanma talebiyle yapılan başvurusunun reddine ilişkin işlemin, İdare Mahkemesi’nin kararı ile iptaline karar verilmesi üzerine atamasının geç yapıldığından bahisle yoksun kaldığını ileri sürülen miktar ve buna bağlı özlük haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemine ilişkindir.

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı ziraat teknisyeni kadrolarına Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi tarafından yerleştirilmesi yapılmayan davacı tarafından Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığına karşı bakılan davanın açıldığı, ancak Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının hasım mevkiine alınmadan karar verildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda, mahkemece, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı hasım mevkiine alınıp, dosya tekemmül ettirildikten sonra işin esası hakkında karar verilmesi gerekirken, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı hasım mevkiine alınmaksızın verilen kararda hukuki isabet bulunmamaktadır.

Davacının zarara yol açtığını ileri sürdüğü atanma başvurusunun reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açtığı davada, İdare Mahkemesince verilen yürütmeyi durdurma kararı üzerine görevine başlatıldığı, kararla işlemin iptaline karar verildiği ve bu iptal kararının temyiz ve karar düzeltme incelemelerinden geçmek suretiyle kesinleştiği görüldüğünden, idarenin hukuka aykırı işleminden kaynaklanan zararları ödemekle yükümlü olduğu kuralı doğrultusunda, idare mahkemesince; davacının atanmama işlemi nedeniyle açıkta kaldığı dönemde yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının hesaplanarak, varsa bu dönemde elde ettiği gelirlerin düşülmesi suretiyle yasal faiz istemi de göz önünde bulundurulması gerektiği tabiidir. Açıklanan sebeplerle kararın bozulması gerekmiştir.

İSTEMİN KONUSU : Ankara 6. İdare Mahkemesi’nin 10/11/2015 tarih ve E:2014/424, K:2015/1588 Sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:

Dava konusu istem: Davacının, 07/07/2011 tarihinde yapılan 2011/1 KPSS de aldığı puana istinaden Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığına ziraat teknisyeni olarak atanma talebiyle 11/09/2013 tarihli başvurusunun reddine ilişkin işlemin, Ankara 10. İdare Mahkemesi’nin 23/01/2014 tarihli E:2013/1453, K:2014/54 Sayılı kararı ile iptaline karar verilmesi üzerine atamasının geç yapıldığından bahisle yoksun kaldığını ileri sürdüğü 47.856,94 TL’nin ve buna bağlı özlük haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:Ankara 6. İdare Mahkemesince; davanın Ankara 10. İdare Mahkemesi’nin 23/01/2014 tarih ve E:2013/1453, K:2014/54 Sayılı kararının 03/02/2014 tarihinde davacı tarafa tebliği üzerine ve iptal davasının devamı niteliğinde, tam yargı davası olarak inşa edildiği, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nca ilan edilen ziraat teknisyeni kadrolarına ÖSYM tarafından yerleştirilmesi yapılmayan davacı tarafından, söz konusu kadrolara yerleştirilen ancak aranan niteliklere sahip bulunmamaları nedeniyle atamaları yapılmayan kişiler nedeniyle boş kalan ziraat teknisyeni kadrolarına atanma talebiyle yapmış olduğu başvurusunun reddine ilişkin 18/09/2013 ve 78022 Sayılı işlemin iptali istemiyle açılan davada, Mahkeme tarafından söz konusu işlemin iptaline kararı verilmiş ise de, hizmet kusuruna dayalı maddi tazminat istemlerinde tazmin edilecek zararın, mal varlığında gerçek, kanıtlanabilir bir azalma veya artma olanağından yoksun kalma niteliğinde olmasının gerekli olduğu, idari işlemlerin iptali istemiyle açılan davalar üzerine verilen her iptal kararının tazminat ödenmesini gerektirmeyeceği, iptal edilen işlemle tazminat istemi arasında bir nedensellik bağının bulunması gerektiği, 07/07/2011 tarihinde yapılan merkezi yerleştirme işlemlerinde davacının atamasının yapılmamasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açılmış bir dava bulunmadığı, davacının boş bulunan kadrolara atanma talebinin reddi üzerine Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığına karşı açmış olduğu dava sonucu atamasının yapıldığı, tazminat istemine dayanak yaptığı zararların muhtemel zarar niteliğinde olduğu ve davalı idarenin olayda bir kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, geç atanmasından kaynaklanan zararın ÖSYM Başkanlığı tarafından yapılan hatadan kaynaklandığı, atama işleminin geç yapılmasından doğan zararının da davalı idarece karşılanması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Ankara 10. İdare Mahkemesi’nin 23/01/2014 tarih ve E:2013/1453, K:2014/54 Sayılı kararı ile iptal edilen işlem ile uğranıldığı iddia edilen zarar arasında nedensellik bağı bulunmadığı, davacının uğradığını iddia ettiği zarardan idarenin sorumlu olmadığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.

Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

KARAR : İNCELEME VE GEREKÇE:

MADDİ OLAY :

Davacının 28/11/2010 tarihinde yapılan Kamu Personeli Seçme Sınavı’na girerek KPSS94 puan türünden 73,667 puan aldığı, ÖSYM tarafından 07/07/2011 tarihinde yapılan merkezi yerleştirme işlemlerinde, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nca ilan edilen 95 kişilik ziraat teknisyeni kadrolarına başvurduğu, ancak yeterli puana sahip olmadığından yerleştirmesinin yapılmadığı, yerleştirme işlemlerinin tamamlanmasından sonra bu kadrolara başvuran ve yerleştirmesi yapılan kişilerden 59 adayın ziraat teknisyeni kadrosu için aranılan nitelik koduna sahip olmadığının anlaşılması üzerine Bakanlıkça atamalarının gerçekleştirilmediği, bunun üzerine davacının, bu kişiler başvurmamış olsaydı bu kadroya yerleşeceğinden bahisle yerleştirme sonucunda boş kalan ziraat teknisyeni kadrolarından birine atanması istemiyle yapmış olduğu başvurunun 18/03/2013 tarihli ve 78022 Sayılı işlemle reddi üzerine Ankara 10. İdare Mahkemesi’nin 23/01/2014 tarih ve E:2013/1453, K:2014/54 Sayılı kararı ile işlemin iptaline karar verilmesi üzerine ziraat teknisyeni kadrosuna ataması yapılarak 12/12/2013 tarihinde göreve başladığı, emsallerinin atamasının yapıldığı tarih ile kendisinin atamasının yapıldığı tarih arasındaki dönemde yoksun kaldığını ileri sürdüğü 47.856,94 TL nin yasal faizi ile ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

İLGİLİ MEVZUAT:

Anayasanın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır.

2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 12. maddesinde, “İlgililer haklarını ihlal eden bir idari işlem dolayısıyla Danıştaya ve idare ve vergi mahkemelerine doğrudan doğruya tam yargı davası veya iptal ve tam yargı davalarını birlikte açabilecekleri gibi ilk önce iptal davası açarak bu davanın karara bağlanması üzerine, bu husustaki kararın veya kanun yollarına başvurulması halinde verilecek kararın tebliği veya bir işlemin icrası sebebiyle doğan zararlardan dolayı icra tarihinden itibaren dava süresi içinde tam yargı davası açabilirler. Bu halde de ilgililerin 11. madde uyarınca idareye başvurma hakları saklıdır.” hükmüne yer verilmiştir.

Aynı Kanun’un “İdari davaların açılması” başlıklı 3. maddesinde idari davalara ilişkin dilekçelerde davanın konu ve sebepleri ile dayandığı delillerin gösterileceği belirtilmiş; “Dilekçeler üzerine ilk inceleme” başlıklı 14. maddesinde dilekçelerin bu maddeye uygun olup olmadıkları yönünden de inceleneceği kurala bağlanmış; “İlk inceleme üzerine verilecek karar” başlıklı 15. maddede ise, anılan maddeye uygun bulunmayan dilekçelerin yeniden düzenlenmek üzere reddine karar verileceği hükme bağlanmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:

İdare kural olarak yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve işlemlerden doğan zararlar idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir. İdarenin yürütmekle görevli olduğu bir hizmetin kuruluşunda, düzenlenişinde veya işleyişindeki nesnel nitelikli bozukluk, aksaklık veya eksiklik şeklinde tanımlanabilen hizmet kusuru; hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesi hallerinde gerçekleşmekte ve idarenin tazmin yükümlülüğünün doğmasına yol açmaktadır.

2577 Sayılı Kanun’un yukarıda aktarılan 12. maddesinde, idari işlem nedeniyle haklarının ihlal edildiği iddiasında bulunan ilgililere seçimlik hak tanımış ve bu kişilerin önce iptal davasını açarak sonra tam yargı davası (veya her iki davayı birlikte) açabilecekleri gibi iptal davası açmadan doğrudan tam yargı davası da açabilecekleri belirtilmiştir.

Dosyanın incelenmesinden; Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı ziraat teknisyeni kadrolarına Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi tarafından yerleştirilmesi yapılmayan davacının, alan kontrolü yapılmaksızın gerçekleştirilen yerleştirmeler sonucunda bir çok kadronun boş kaldığının öğrenilmesi üzerine bu kadrolara puan durumu dikkate alınarak atanması istemiyle yaptığı başvurusunun reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığına karşı açmış olduğu davada, davacının Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığınca gerçekleştirilen yerleştirme işlemlerinde mezun olunan alan/program kontrolü yapılmaması nedeniyle puan sıralamasının kendisi aleyhine değiştiğini belirttiği, Ankara 10.İdare Mahkemesi’nin 23/01/2014 tarih ve E:2013/1453, K:2014/54 Sayılı kararı ile Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığınca ilan edilen teknisyen unvanlı kadroya tercih kılavuzunda belirtilen niteliklere sahip olmayan kişilerin başvurmamış olması durumunda, davacının mezuniyet durumu ve KPSS’den almış olduğu puan itibariyle yerleştirmesinin yapılacağı, yerleştirme sonucu boş kalan kadrolara atamasının yapılması hakkaniyet ve adaletin gereği olduğu gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verildiği, anılan iptal kararından sonra davacının atamasının yapıldığı, 12/12/2013 tarihi itibarıyla görevine başlamış olan davacı tarafından açıkta kaldığı süreye ilişkin olarak 47.856,94 TL’nin ve özlük haklarının yasal faiziyle birlikte tazminine karar verilmesi istemiyle Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığına karşı bakılan davanın açıldığı, ancak Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının hasım mevkiine alınmadan karar verildiği anlaşılmaktadır.

Bu durumda, mahkemece, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı hasım mevkiine alınıp, dosya tekemmül ettirildikten sonra işin esası hakkında karar verilmesi gerekirken, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı hasım mevkiine alınmaksızın verilen kararda hukuki isabet bulunmamaktadır.

Öte yandan; davacının zarara yol açtığını ileri sürdüğü atanma başvurusunun reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açtığı davada, Ankara 10. İdare Mahkemesince verilen yürütmeyi durdurma kararı üzerine 12/12/2013 tarihinde görevine başlatıldığı, 23/01/2014 tarih ve E:2013/1453, K:2014/54 Sayılı kararla işlemin iptaline karar verildiği ve bu iptal kararının Danıştay Onikinci Dairesinin temyiz ve karar düzeltme incelemelerinden geçmek suretiyle kesinleştiği görüldüğünden, idarenin hukuka aykırı işleminden kaynaklanan zararları ödemekle yükümlü olduğu kuralı doğrultusunda, idare mahkemesince; davacının atanmama işlemi nedeniyle açıkta kaldığı dönemde yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının hesaplanarak, varsa bu dönemde elde ettiği gelirlerin düşülmesi suretiyle yasal faiz istemi de göz önünde bulundurulması gerektiği tabiidir.

SONUÇ : Açıklanan nedenlerle;

1.2577 Sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,

2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin temyize konu Ankara 6. İdare Mahkemesi’nin 10/11/2015 tarih ve E:2014/424, K:2015/1588 Sayılı kararının BOZULMASINA,

3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,

4. 2577 Sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 12.11.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Sizlerin de Konya’da idari davalarla ilgilenen bir avukata ihtiyacınız varsa, bizlerle iletişime geçebilirsiniz.

Similar Posts

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir