lan-kel-keltos-hakaret

“Lan Kel, Keltoş ” Hakaret Midir? 2026-Güncel

“Lan Kel, Keltoş ” Hakaret Midir?

Günlük hayatta veya hararetli tartışmalar sırasında sarf edilen sözlerin hukuki sınırını belirlemek çoğu zaman güçtür. Özellikle fiziksel özelliklere yönelik kullanılan “lan kel” veya “keltoş” gibi ifadelerin Türk Ceza Kanunu kapsamında “hakaret” suçunu oluşturup oluşturmadığı, vatandaşlar ve hukukçular arasında sıkça tartışılan konulardan biridir. Bir sözün kaba hitap mı yoksa onur, şeref ve saygınlığı rencide edici bir saldırı mı olduğu mahkeme takdirindedir.

Türk Ceza Hukuku uygulamasında en sık karşılaşılan suç tiplerinden biri olan hakaret suçu, teknolojik gelişmeler ve değişen sosyal diyalog formlarıyla birlikte her geçen gün yeni tartışma alanları açmaktadır. Günlük yaşamın getirdiği gerginlikler, trafikte yaşanan tartışmalar veya ikili diyaloglar esnasında sarf edilen “lan kel”, “keltoş”, “kel herif” gibi ifadelerin hukuki niteliği, yargı mercileri önünde en çok incelenen konulardan biridir. Bir tarafta Anayasa ile güvence altına alınan ifade özgürlüğü ve eleştiri hakkı bulunurken, diğer tarafta kişinin onur, şeref ve saygınlığının korunması hakkı yer almaktadır.

Söz konusu ifadelerin hakaret teşkil edip etmediği hususu, Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 125. maddesinde düzenlenen suçun maddi unsurunun gerçekleşip gerçekleşmediği ile doğrudan ilintilidir. Hukuk sistemimizde her nezaket dışı davranış veya kaba söz cezai bir yaptırımı gerekli kılmaz. Kanun koyucu ve yüksek yargı mercileri; kaba hitap, nezaket dışı davranış ve hakaret suçu arasındaki ince çizgiyi, sözün söylendiği ortam, tarafların sosyal ilişkisi ve sözün muhatabın toplum içindeki saygınlığını zedeleyip zedelemeyeceği kriterleri üzerinden belirlemektedir. Bu makalede, özellikle fiziksel özelliklere vurgu yapan bu tür ifadelerin Yargıtay 18. Ceza Dairesi’nin yerleşik içtihatları doğrultusunda neden “hakaret” olarak nitelendirilmediği ve yargılama sürecinde bu ayrımın nasıl yapıldığı detaylandırılacaktır. Belirtmek gerekir ki, suçun oluşup oluşmadığına dair nihai karar, somut olayın tüm özellikleri dikkate alınarak her zaman mahkeme takdirindedir.

Lan-Kel-,-Keltos- Hakaret

Hakaret Suçunda “Şeref” ve “Saygınlık” Kavramı

TCK madde 125 kapsamında korunan hukuki değer, kişinin toplum nezdindeki itibarıdır. Yargıtay kararlarına bakıldığında, “kel” veya “keltoş” gibi ibarelerin bir durum tespiti veya kaba bir hitap şekli olarak görüldüğü, muhatabı küçük düşürme kastından ziyade nezaketsizlik olarak kabul edildiği görülmektedir. Ancak bu ifadeler, kişinin fiziksel bir engelini aşağılamak veya onu toplumdan soyutlamak amacıyla kullanılıyorsa, hukuki nitelendirme değişebilir.

Hakaret Suçunun Maddi Unsuru ve Kaba Hitap Ayrımı

Türk Ceza Kanunu’nun 125. maddesine göre; bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden ya da sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi cezalandırılır. Ancak Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre, her türlü nezaket dışı veya kaba söz hakaret olarak kabul edilmemektedir. Bir ifadenin hakaret sayılabilmesi için kişinin sosyal değeri üzerinde bir leke bırakması veya onu toplum nezdinde küçük düşürmesi gerekir.

Yargıtay Emsal Kararı

Fiziksel özelliklere yönelik kullanılan ifadelerle ilgili Yargıtay 18. Ceza Dairesi, oldukça net bir ayrım yapmıştır. İlgili dosyada sanığın müştekiye yönelik kullandığı sözler “kaba hitap” olarak değerlendirilmiştir.

YARGITAY 18. Ceza Dairesi 2019/8409 Esas 2020/246 Karar sayılı ilamına göre “Lan kel, Keltoş” kelimeleri kaba hitap tarzı niteliğindeki sözler olup, muhatapların onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmaması nedeniyle hakaret suçunu oluşturmamaktadır.

  • YARGITAY 18. Ceza Dairesi 2019/8409 Esas 2020/246 Karar sayılı ilamı :

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:

Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.

Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.

Ancak;

A) Olay tarihinde ihbar üzerine olay yerine intikal eden görevli polis memurlarının kimlik sordukları sanığın, kimliğini ibraz etmemesi üzerine kimlik tespiti için ekip otosuna davet ederek, bindirdikleri ekip otosunda bulunduğu sırada hakkında idari işlem yapılmasını engellemek amacıyla görevli polis memurları katılanlar …’a “MHP’liyiz dedik ya yarın görüşürüz”, …’e “17 yıl cezaevinde yattım, beş oğlum var birini size feda edeceğim” şeklinde tehditte bulunduğu, …’a “senin a….s….edeceğim”, …’e “lan keltoş” ve …’a “lan kel” şeklinde sözler söylediği biçiminde gerçekleşen somut olayda; sanığın, katılanlar … ve…’e yönelik tehdit sözlerinin görevi yaptırmamak için direnme suçunu oluşturduğu ve hakkında TCK’nın 265/1. maddesi uyarınca tek mahkumiyet hükmü kurulup,

aynı Kanunun 43/2. maddesi uyarınca cezanın artırılması gerektiği gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek, tehdit suçundan iki ayrı hüküm kurulması, katılanlar… ve …’a yönelik “lan keltoş, lan kel” şeklinde kaba hitap tarzı niteliğindeki sözlerinin, muhatapların onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmaması nedeniyle hakaret suçunun unsurlarının oluşmaması, iddianame anlatımı ile olay tutanağında katılanlar… ve …’a yönelik sinkaflı sözlerinin de bulunmaması karşısında, mahkemece sanığın katılanlara sinkaflı hakaret içerikli sözler söylediği biçiminde kabul edilen eylemlerini ne şekilde gerçekleştirdiği açıklanıp tartışılmadan yetersiz gerekçeyle hakaret suçundan yazılı şekilde mahkumiyet hükümleri kurulması,

B) Kabule göre de;

1) Sanığın katılanlar …’a “senin a….s….edeceğim”, …’e “lan keltoş” ve …’a “lan kel” biçimindeki sözlerini aynı olay ve zaman dilimi içerisinde, aynı suç işleme kararı kapsamında, katılanları hedef alarak gerçekleştirdiğinin anlaşılması karşısında, hakkında TCK’nın 125/3-a maddesi uyarınca tek mahkumiyet hükmü kurulup, aynı Kanunun 43/2. maddesi uyarınca cezanın artırılması gerektiği gözetilmeden, hakaret suçundan üç ayrı hüküm kurulması,

2) Adli sicil kaydına göre mükerrir olan sanık hakkında, seçimlik ceza öngören suçlarda hapis cezasının tercih edilmesi zorunluluğu gözetilmeden, hakaret ve tehdit suçlarından kurulan hükümlerde adli para cezası seçilmek suretiyle TCK’nın 58/3. maddesine aykırı davranılması,

3) Sanık hakkında seçimlik ceza öngören hakaret ve sair tehdit suçundan kurulan hükümlerde adli para cezası tercih edilmesine rağmen TCK’nın 106/1-1. cümlesinde maddesinde düzenlenen tehdit suçundan kurulan hükümde yeterli gerekçe gösterilmeden hapis cezası seçenek yaptırımlara çevrilmeyerek çelişki oluşturulması,

4) Hakaret suçundan kurulan hükümlerde, temel cezanın doğrudan TCK’nın 125/3-a maddesi gereğince tayini yerine aynı Kanun’un 125/1 maddesi ile belirlenip daha sonra artırılması,

5) Adli sicil kaydında tekerrüre esas sabıkası bulunan sanık hakkında TCK’nın 58. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,

6) Tehdit suçundan kurulan hükümde, TCK’nın 53/1-b maddesinde yer alan hak yoksunluğunun uygulanmasına ilişkin hükmün, Anayasa Mahkemesi’nin, 08/10/2015 tarih ve 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı kararıyla, iptal edilmiş olması nedeniyle, uygulanma olanağının ortadan kalkmış olması,

Kanuna aykırı, sanık … ve O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz nedenleri yerinde görülmekle tebliğnameye kısmen uygun olarak HÜKÜMLERİN BOZULMASINA,”

hakaret

Bu karardan anlaşılacağı üzere, kişinin saç kaybı gibi fiziksel bir durumuna vurgu yapan ifadeler, her ne kadar nezaket kurallarına aykırı ve kaba olsa da, ceza hukuku anlamında suç teşkil etmeyebilir. Ancak her somut olayın kendi şartları içinde değerlendirileceği ve yargılamayı yapan mahkeme takdirinde olduğu unutulmamalıdır.

Hakaret Suçunda Cezayı Artıran Haller

Eğer kullanılan ifadeler hakaret boyutuna ulaşırsa (örneğin kamu görevlisine görevi nedeniyle söylenirse), TCK 125/3-a maddesi uyarınca temel ceza artırılır. Bu tür durumlarda şikayet süresi ve ispat araçları büyük önem taşır.

Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

Keltos- Hakaret-mı

Hak kayıplarının yaşanmaması ve veri güvenliğinin anayasal güvence altında korunması için süreçlerin uzman bir avukat rehberliğinde yönetilmesi, olası ağır hapis cezalarının veya haksız suçlamaların önüne geçilmesinde kritik bir rol oynayacaktır.

Sizlerin de  Hakaret Suçu konusu ile ilgili bir Konya ceza avukatı na ihtiyacınız olduğunda bizlerle iletişime geçebilirsiniz.

Benzer Yazılar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir