Ceza-Davasında-Sıkayetten-Vazgecme-,-Bosanma

Ceza Davasında Şikayetten Vazgeçme, Boşanma Davasında Affetme Sayılır Mı ? 2026

Ceza Davasında Şikayetten Vazgeçme, Boşanma Davasında Affetme Sayılır Mı ?

Boşanma davaları, taraflar arasındaki sadece hukuki bir ayrılık süreci değil, aynı zamanda geçmişte yaşanmış pek çok olayın delil olarak mahkeme önüne geldiği karmaşık bir süreçtir. Bu süreçte en çok merak edilen konulardan biri de eşe karşı işlenen bir suç (kasten yaralama, hakaret, tehdit vb.) nedeniyle açılan ceza davasında şikayetten vazgeçmenin, boşanma davasında o eylemi “affetmiş” sayılıp sayılmayacağıdır.

Ceza-Davasında-Sıkayetten-Vazgecme-,-Bosanma-Davasında-Affetme-Sayılır-Mı-?

Şikayetten Vazgeçme Her Zaman “Affetme” Değildir

Hukuk genel pratiğinde “af”, taraflar arasındaki ihtilafın ortadan kalktığı ve kusurlu eylemin artık bir boşanma sebebi olarak ileri sürülemeyeceği anlamına gelir. Ancak Yargıtay’ın yerleşik içtihatları, her şikayetten vazgeçmenin bir “irade beyanı” olarak af niteliği taşımadığını açıkça ortaya koymaktadır.

Yargıtay Kararı Işığında Fiziksel Şiddet ve Af İlişkisi

Aşağıda yer alan karar, ceza davasındaki tutumun boşanma davasındaki kusur belirlemesine nasıl etki ettiğini net bir şekilde özetlemektedir:

2. Hukuk Dairesi  2016/2415 Esas, 2016/7101 Karar, 07.04.2016 Tarihli İlamı;
“İçtihat Metni”

MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davalı-karşı davacı kadın tarafından, erkeğin boşanma davasının kabulü, kusur belirlemesi, reddedilen tazminat istekleri ve yoksulluk nafakası yönünden temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 16.11.2015 günü duruşmalı temyiz eden davalı-karşı davacı … vekili Av. … geldi. Karşı taraf davacı-karşı davalı … ile vekili gelmedi.

Davacı-davalı vekili Av. … adına çıkarılan davetiyenin bila tebliğ iade edildiği görüldü. Davalı-davacı vekili Av. …: Biz murafada ısrarcı değiliz dosya üzerinden karar verilsin dedi. Beyanı okundu imzası alındı. Dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

1-Mahkemece taraflar eşit kusurlu kabul edilerek boşanmalarına karar verilmiş ise de; yapılan yargılama ve toplanan delillerden, davacı-karşı davalı erkeğin eşine fiziksel şiddet uyguladığı, bu eyleminden dolayı hakkında kamu davası açıldığı ve kovuşturma sonucunda suçu sabit görülerek, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, dosyaya alınan ceza mahkemesi kararından anlaşılmaktadır. Davalı-karşı davacı kadının ceza mahkemesinde, eşi hakkındaki şikayetinden vazgeçmiş olması, eşini affettiğini göstermez. Kovuşturmaya konu olaydan sonra tarafların bir araya gelmemiş olmaları da, ceza mahkemesindeki şikayetten vazgeçmenin af niteliğinde olmadığını göstermektedir. 

Bunun dışında maruz kaldığı fiziksel şiddetten dolayı kocasını affettiğine ve tarafların barıştıklarına ilişkin bir delil ve olgu bulunmamaktadır. Mahkemece davalı-karşı davacı kadına eşine ait e-mailleri izinsiz olarak üçüncü kişiyle paylaşmak suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal ettiği gerekçesi ile kusur yüklenilmiş ise de, kadın hakkında özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan açılan ceza davasında davalı-karşı davacı kadının beraat ettiği anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece davacı-karşı davalı erkeğin kabul edilen kusurlu davranışlarının yanında eşine fiziksel şiddet uyguladığı davalı-karşı davacı kadının da eşine hakaret ve tehdit ettiği anlaşılmaktadır.

Gerçekleşen bu durum karşısında davacı-karşı davalı erkeğin evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebep olan olaylarda daha ziyade kusurlu olduğunun kabulü gerekir. Bu durumda erkeğin davası yönünden Türk Medeni Kanununun 166/2. maddesi koşulları oluşmuştur. Erkeğin boşanma davasının kabulüne karar verilmiş olması açıklanan sebeplerle sonucu itibariyle doğru olup, davalı-karşı davacı kadının bu yöne ilişkin temyiz itirazları yerinde görülmemiş, boşanma hükmünün kusur bakımından gerekçesinin düzeltilerek onanmasına ve davalı-karşı davacı kadının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine karar verilmesi gerekmiştir (HUMK m.438/son).

2-Boşanmaya sebep olan olaylarda davacı-karşı davalı erkek daha ağır kusurlu olduğundan, boşanma yüzünden mevcut ve beklenen menfaatleri zedelenen ve kişilik hakları saldırıya uğrayan kadın yararına Türk Medeni Kanununun 174/1-2. maddesi gereğince uygun miktarda maddi ve manevi tazminat takdir edilmesi gerekirken, kadının bu isteklerinin hatalı kusur belirlemesi sonucunda reddi doğru görülmemiştir.

SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. bentte gösterilen sebeple BOZULMASINA, hükmün bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin ise yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple hükmün kusura ilişkin gerekçesi değiştirilmek suretiyle ONANMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 07.04.2016”

Ceza-Davasında-Sıkayetten-Vazgecme-,-Bosanma-Davasında-Affetme

Bu karardan da anlaşılacağı üzere, mahkeme şikayetten vazgeçmeyi tek başına bir af sebebi olarak görmemiş; tarafların bu olaydan sonra tekrar bir araya gelip gelmediklerine ve evlilik birliğini devam ettirme iradelerinin olup olmadığına bakmıştır.

Boşanmada Kusur Belirlemesi ve Tazminat Hakları

Boşanma davasında tazminata hükmedilebilmesi için tarafların kusur oranlarının doğru belirlenmesi gerekir. Eğer bir eş diğerine fiziksel şiddet uygulamışsa ve bu durum sabitse, diğer eşin ceza davasında şikayetten vazgeçmesi, şiddet uygulayan eşin “kusursuz” hale gelmesine neden olmayabilir.

Özellikle Yargıtay, fiziksel şiddet uygulayan eşin “daha ağır kusurlu” olduğunu kabul etmektedir. Bu durumda;

  • Manevi Tazminat: Kişilik hakları saldırıya uğrayan (şiddet, hakaret vb.) eş yararına, Türk Medeni Kanunu’nun 174/1-2 maddeleri uyarınca uygun bir tazminata hükmedilmesi ihtimal dahilindedir.
  • Maddi Tazminat: Mevcut ve beklenen menfaatleri zedelenen eş yararına, Türk Medeni Kanunu’nun 174/1-2 maddeleri uyarınca uygun bir tazminata hükmedilmesi ihtimal dahilindedir.

Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

Ceza-Davasında-Sıkayetten-Vazgecme

Hak kayıplarının yaşanmaması ve veri güvenliğinin anayasal güvence altında korunması için süreçlerin uzman bir avukat rehberliğinde yönetilmesi, olası ağır hapis cezalarının veya haksız suçlamaların önüne geçilmesinde kritik bir rol oynayacaktır.

Sizlerin de  Ceza Davasında Şikayetten Vazgeçme, Boşanma Davasında Affetme Sayılır Mı ? konusuyla ilgili bir Konya boşanma avukatı na ihtiyacınız olduğunda bizlerle iletişime geçebilirsiniz.

Benzer Yazılar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir