Tck 232 Kötü Muamele Suçu (2026 Güncel)
TCK 232: Kötü Muamele Suçu Yargıtay Kararları
Emsal Kararlar ve Savunma Stratejileri
Aile içi ilişkiler ve aynı konutta birlikte yaşama kültürü, hukukumuzda özel bir koruma altına alınmıştır. Türk Ceza Kanunu’nun 232. maddesinde düzenlenen “Kötü Muamele” suçu, çoğu zaman fiziksel şiddet (yaralama) boyutuna varmayan ancak bireyin onurunu, ruhsal sağlığını ve yaşam kalitesini hedef alan davranışları cezalandırmayı amaçlar. Peki, bir eşin kapı kilidini değiştirmesi veya çocukların disiplin amacıyla aç bırakılması hukuk önünde nasıl değerlendirilir? Bu makalemizde, TCK 232 kapsamındaki tüm detayları resmi Yargıtay kararları ışığında ele alacağız.

Kötü Muamele Suçunun Tanımı ve Unsurları
Türk Ceza Kanunu’nun 232. maddesinin birinci fıkrası, failin aynı konutta birlikte yaşadığı kişilere karşı gerçekleştirdiği merhamet ve şefkatle bağdaşmayan eylemleri yaptırıma bağlar. Yargıtay 4. Ceza Dairesi bu suçun sınırlarını şu şekilde çizmektedir:
- Yargıtay 4. Ceza Dairesi, Esas: 2018/1871, Karar: 2021/9831, Karar Tarihi: 18.03.2021
“Somut olayda, sanığın, eşine ve çocuklarına karşı kötü muamele olarak kabul edilen eylemlerin neler olduğu ne şekilde süreklilik gösterdiği denetime olanak verecek biçimde açıklanıp tartışılmadan, yetersiz gerekçeyle kötü muamele suçundan da mahkumiyet hükümleri kurulması,
Kanuna aykırı, sanık …’in temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, tebliğnamaye uygun olarak, HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 18/03/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.”
- Yargıtay 4. Ceza Dairesi Esas No: 2020/17268 Karar No: 2021/9413 Karar Tarihi: 16-03-2021
“Somut olayda, sanığın evden kendisinin haberi olmadan ayrılıp dışarıda gezmesi nedeni ile yaşanan tartışmada, mağdurun sanığa elle vurması üzerine, sanığın mağduru evin dışına atması şeklindeki eylemi süreklilik gösterir nitelikte olmadığından yasal unsurları oluşmayan atılı suçtan sanığın beraati yerine yetersiz gerekçeyle mahkumiyet hükmü kurulması, Bozmayı gerektirdiğinden sanık …’ün temyiz nedenleri yerinde görülmekle, tebliğnamedeki düşünceye uygun olarak, HÜKMÜN BOZULMASINA, 16/03/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.”
Bu suçun oluşması için eylemin bir “süreç” veya “hareketler bütünlüğü” içermesi gerekebilir ancak her somut olay mahkeme takdirinde değerlendirilir.

Kapı Kilidini Değiştirmek Suç mu?
Boşanma aşamasındaki eşlerin en sık sorduğu soru, diğer eşin anahtarı değiştirerek kendisini eve almaması durumunda ne olacağıdır. Yargıtay 18. Ceza Dairesi, bu durumu net bir şekilde TCK 232 kapsamında değerlendirmiştir:
- Yargıtay 18. Ceza Dairesi, Esas: 2019/9640, Karar: 2020/1752, Karar Tarihi: 21.01.2020
” Sanığın, resmi nikahlı eşi olan katılan ile aralarındaki anlaşmazlık nedeniyle evde olmadığı sırada kapı kilidini değiştirdiği ve katılanın eve girmesini engellediği olayda, eyleminin TCK’nın 232/1. maddesinde düzenlenen kötü muamele suçunu oluşturduğu gözetilmeden, sanık hakkında beraat kararı verilmesi, Sonuç: Kanuna aykırı ve O Yer Cumhuriyet Savcısı’nın temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, 21/01/2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi..”
- Yargıtay 4. Ceza Dairesi Esas No: 2019/1801 Karar No: 2021/25524 Karar Tarihi: 27-10-2021
“Dosya kapsamından, müştekinin kendi rızası ile evi terk ettiği sonrasında sanığın evin anahtarlarını değiştirdiği, müştekinin sanığın anahtarları değiştirmesi ve sitede güvenlik görevlisi olduğu için girişte problem yaşayacağı için eve hiç gitmediği, müştekinin beş gün sonra sanığın iş yerine giderek sanıkla konuşarak anahtarları aldığının anlaşılması karşısında, sanığa isnat edilen eylemin niteliği gereği atılı suçun unsurlarını oluşturmadığı anlaşılmakla,
beraati yerine yazılı gerekçe ile mahkumiyetine karar verilmesi, Bozmayı gerektirdiğinden, sanık …’ın temyiz nedenleri yerinde görülmekle, tebliğnameye uygun olarak, HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayıp sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 27/10/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.”
Elektrik ve Su Aboneliğinin İptal Edilmesi
Ekonomik baskı kurmak amacıyla konutun temel ihtiyaçlarının kesilmesi, kötü muamele suçunun tipik bir örneği olarak karşımıza çıkar. Ancak suçun oluşması için aboneliğin iptal edildiği tarihteki şartlar kritiktir. Yargıtay 4. Ceza Dairesi bir kararında suç tarihinin tespitinin önemine şöyle değinmiştir:
- Yargıtay 4. Ceza Dairesi, Esas: 2020/13512, Karar: 2021/12008, Karar Tarihi: 06.04.2021
” Konu olayda, ilgili kurumlardan alınan cevabi yazılarda dava konusu olan doğalgaz, su ve elektrik aboneliklerinin iptal işlemlerinden doğalgaz aboneliğinin 09/09/2013 tarihinde borç nedeni ile ilgili kurum tarafından sonlandırıldığı, elektrik ve su aboneliklerinin ise 28/05/2014 tarihinde sanığın talebi üzerine sonlandırıldığı, bu hali ile suç tarihinin 28/05/2014 olduğu anlaşılmakla; sanığın 05/06/2014 tarihli beyanında katılan ile yaklaşık 45 gün önce boşandıklarını belirtmesi,
katılan … …’ın 30/05/2014 tarihli Cumhuriyet Başsavcılığında alınan beyanında, sanık ile aralarında boşanma davası olduğunu ve sanığın 9 aydır kendileri ile birlikte yaşamadığını ifade etmesi, karşısında; suç tarihinde taraflar arasında boşanma davası olup olmadığı, boşanma kararı verilmiş ise kararın kesinleşip kesinleşmediğinin araştırılıp sonucuna göre, sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik kovuşturma ve yetersiz gerekçeyle hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.”
Abonelik iptalinin borç nedeniyle mi yoksa mağduru zor durumda bırakma kastıyla mı yapıldığı mahkeme takdirinde incelenmektedir.

Yaralama Suçu ile Kötü Muamele Arasındaki Fark
Bir eylemin hangi suç tipine gireceği, mağdurun vücut bütünlüğüne verilen zararın niteliğine göre değişir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu, bir ağabeyin kardeşinin saçlarını rızası dışında kesmesini “Kötü Muamele” olarak nitelendirmiştir:
- Yargıtay Ceza Genel Kurulu, Esas: 2016/18-1412, Karar: 2020/8, Karar Tarihi: 16.01.2020
“Suçun maddi unsurları arasında “süreklilik” sayılmamış olmakla beraber “kötü muamele” ifadesindeki “muamele” sözcüğünün “işlem, davranma, davranış” gibi anlamlarının da bulunduğu göz önüne alındığında, kötü muamelenin hareket kavramının yanı sıra bir işleyiş ve süreci de kapsadığı ve buradaki işleyiş ve sürecin, her koşulda sürekli olma, kesintisiz olarak sürüp gitme durumundan ziyade mevcut şartlar dahilinde bir hareketler bütünlüğü olduğu kabul edilmelidir.
Dolayısıyla bir eylemde kötü muamele kastının şüpheden uzak bir biçimde ortaya konulabildiği durumda süreklilik şart değildir. Somut olayın özelliğine göre merhamet, acıma ve şefkatle bağdaştırılamayacak ani bir fille de söz konusu suçun işlenmesi mümkündür. Bu açıklamalar ışığında uyuşmazlık konusu değerlendirildiğinde; 29.12.2008 tarihi itibariyle on altı yaş içerisinde bulunan ve bu tarihte evinden kaçarak bir süre arkadaşlarıyla birlikte otellerde ve başka evlerde kalan mağdurun, suç tarihi olan 01.01.2009 tarihinde tesadüfen bir pazar yerinde ağabeyi olan sanık tarafından görülerek birlikte yaşadıkları eve götürüldüğü, mağdurun evden kaçmasına sinirlenen sanığın bir daha yapmasın diye mağdurun saçlarını makas kullanarak rastgele kestiği olayda;
Her ne kadar suça konu eylem mağdurun vücut bütünlüğüne müessir olarak gerçekleştirilmiş ve mağdurda bedeni bir zararı mevcut ise de eylemin mağdurun vücuduna acı vermemesi ve ruh sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulduğundan bahsedilememesi nedeniyle kasten yaralama suçunun oluşmadığı, ancak failin kız kardeşini cezalandırmaya matuf olarak merhamet, acıma ve şefkatle bağdaştırılamayacak nitelikteki davranışının sonuçları itibarıyla da uzunca bir süreye yayılması nedeniyle kötü muamele suçunu oluşturduğu KABULÜNE, 16.01.2020 tarihinde yapılan müzakerede oy çokluğuyla karar verildi.”
Savunma ve Beraat Durumları
Kötü muamele iddiaları, bazen boşanma davalarında üstünlük sağlamak amacıyla kötüye kullanılabilir. Delillerin net olmadığı veya tanık beyanlarının duyuma dayalı kaldığı durumlarda beraat kararı verilmesi mümkündür.
- Yargıtay 4. Ceza Dairesi, Esas: 2021/19255, Karar: 2023/26336, Karar Tarihi: 26.12.2023
“Katılan … ile evli olan sanığın, katılanın önceki evliliğinden olan çocukları … ve …’e kötü muamelede bulunduğundan bahisle cezalandırılması talebi ile açılan kamu davasında Yerel Mahkemece; tanıkların doğrudan bilgi ve görgülerinin bulunmadığından beyanlarının tek başına yeterli delil kabul edilemeyeceği, katılan …’in etki altında kalarak ifade verdiği,
katılan … ve sanığın iki ay kadar birlikte yaşadıkları ve olay tarihi itibariyle katılan hakkında sanığın şikâyeti üzerine yürütülen soruşturmada katılanın sanık hakkında şikâyetçi olması birlikte değerlendirilerek suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı kabul edilmiş ve sanığın beraatine karar verilmiştir, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesi’ne gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na TEVDİİNE, 26.12.2023 tarihinde karar verildi.”

Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
Sizlerin de değindiğimiz konu ile ilgili bir Konya ceza avukatına ihtiyacınız olduğunda bizlerle iletişime geçebilirsiniz.
Av. Mehmet Kürşat Kılıç, 1995 Gaziantep/İslahiye doğumlu; Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunudur (2017). Konya Barosu’nda avukatlık stajını tamamladıktan sonra Kasım 2018’de ruhsatını almış ve Konya’da avukatlık faaliyetini sürdürmektedir. Çalışmalarını özellikle ceza hukuku, aile/boşanma hukuku ve idare hukuku alanlarında yoğunlaştırmakta; bu alanlarda makaleler yazmaktadır.
