NCMEC Yargıtay Kararları : NCMEC Raporları, Dijital Delil Niteliği, Yargılama Usulü ve Emsal Kararlar Analizi – Tck 226
NCMEC Yargıtay Kararları Türk Ceza Hukukunda NCMEC Raporları: Dijital Delil Niteliği, Yargılama Usulü ve Emsal Kararlar Analizi
Günümüzde çocukların cinsel istismarı ile mücadele, uluslararası işbirliğini zorunlu kılmaktadır. Bu kapsamda ABD merkezli National Center for Missing and Exploited Children (NCMEC), internet servis sağlayıcıları üzerinden paylaşılan çocuk müstehcenliği içeriklerini tespit ederek ilgili ülkelerin adli birimlerine raporlamaktadır. Ancak bu raporların Türk yargı sisteminde tek başına mahkûmiyet hükmüne esas alınıp alınamayacağı, dijital delillerin sıhhati ve savunma hakları açısından kritik tartışmaları beraberinde getirmektedir.

1. Giriş: NCMEC Raporu Nedir?
NCMEC (National Center for Missing and Exploited Children – ABD Ulusal Kayıp ve Sömürülen Çocuklar Merkezi), internet ortamında çocukların cinsel istismarına yönelik içeriklerin paylaşıldığını tespit eden ve bu ihbarları ilgili ülkelerin adli makamlarına bildiren uluslararası bir kuruluştur. Bu kuruluş tarafından hazırlanan raporlar; paylaşılan içeriğin türü, kullanılan IP adresi, e-posta hesabı, kullanıcı adı, paylaşım tarihi ve saat dilimi gibi teknik verileri içerir.
2. NCMEC Raporunun Hukuki Niteliği: “Delil Başlangıcı”
Yargıtay yerleşik içtihatlarında, NCMEC raporlarını bir “ihbar” ve “delil başlangıcı” olarak kabul eder. Bu raporlar, bir suçun işlendiğine dair kuvvetli şüphe uyandırsa da, maddi gerçeğe ulaşmak için adli makamlarca doğrulanmaya muhtaçtır.
Yargıtay kararları, NCMEC raporlarının tek başına bir hükme esas alınamayacağını, ancak kamu davası açılması için yeterli bir delil başlangıcı teşkil ettiğini vurgulamaktadır.
- Tercüme Zorunluluğu: NCMEC raporları genellikle İngilizce olarak düzenlenmektedir. Yargıtay 18. Ceza Dairesi, bu raporların Türkçe çevirisinin yaptırılmamasının ve fotokopi üzerinden işlem yapılmasının usule aykırı olduğunu belirtmiştir.
- İhbarın Kaynağı ve İnceleme: NCMEC raporu bir ihbar mahiyetindedir. Bu ihbar üzerine adli makamlar, İçişleri Bakanlığı aracılığıyla şifrelenmiş DVD’leri temin etmeli ve teknik verileri dosyaya kazandırmalıdır.
3. Yargılamada Maddi Gerçeğin Araştırılması

Mahkemeler, NCMEC raporundaki teknik verilerin sanıkla olan illiyet bağını “kuşkuya yer bırakmayacak şekilde” ispatlamakla yükümlüdür.
- İradi Paylaşım Ayrımı: Bilirkişi raporu; söz konusu görüntülerin kullanıcı tarafından iradi (bilinçli) olarak mı indirildiği/paylaşıldığı, yoksa internet sitesi ziyareti sırasında otomatik olarak (cache/geçici dosyalar) mı kaydedildiğini netleştirmelidir.
- İçeriğin Tespiti: Paylaşılan görüntülerin “çocuk müstehcenliği” kapsamında olup olmadığı, gerekirse Küçükleri Muzır Neşriyattan Koruma Kurulu’ndan rapor alınarak veya mahkemece duruşmada izlenip tutanağa geçirilerek tespit edilmelidir.
- IP ve Abone Tespiti: Raporlanan IP adresinin suç tarihindeki kullanıcısı net olarak saptanmalıdır.
- Dijital Materyal İncelemesi (Bilirkişi Raporu): Sanığın bilgisayar, telefon veya hard disklerinde usulüne uygun inceleme yapılmalıdır.
T.C. Bölge Adliye Mahkemesi Ankara 27. Ceza Dairesi 2022/877 Esas, 2022/1331 Karar 10/11/2022 Tarihli İlamı;
“Suça sürüklenen çocuktan el konulan cep telefonu ile bilgisayar HDD’si üzerinde dijital materyaller bizzat teslim edilerek bilirkişi marifetiyle inceleme yaptırıldığına dair bir belgeye ve bilirkişi tarafından tanzim edilmiş bir rapora dosya içerisinde rastlanılmaması, mahkemece Küçükleri Muzır Neşriyattan Koruma Kurulu’ndan alınan 10/08/2020 tarihli raporun ise, NCMEC tarafından gönderilen CD’mi, yoksa suça sürüklenen çocuktan ele geçirilen CD’mi esas alınarak düzenlendiğinin açıkça anlaşılamaması ve içerik itibariyle hüküm kurmaya elverişli bulunmaması nedeniyle;
kuşkuya yer bırakmayacak nitelikte, detaylı ve denetime açık uzman bilirkişiden rapor alınmasından sonra suça sürüklenen çocuğun hukukî durumunun tespiti gerekirken, eksik kovuşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, Kanuna aykırı, , suça sürüklenen çocuk müdafiin istinaf nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5271 Sayılı CMK’nın 280/1-f maddesi uyarınca HÜKMÜN BOZULMASINA, dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kesin olarak, 10/11/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.”
4. Arama ve El Koyma İşlemlerinde Usulsüzlük: Hukuka Aykırı Deliller
NCMEC ihbarı üzerine yapılan ev aramalarında usul kurallarına uyulmaması, raporu ve elde edilen dijital delilleri “hukuka aykırı delil” statüsüne sokabilir. Örneğin; Cumhuriyet Savcısı hazır bulunmaksızın yapılan aramada, ihtiyar heyeti veya komşulardan iki kişinin bulundurulmaması (misafir katılımı yeterli değildir), bu arama sonucu elde edilen dijital materyalleri ve bilirkişi raporlarını hükme esas alınamaz hale getirir.
Dijital delillerin elde ediliş biçimi, davanın kaderini belirleyen en önemli unsurdur. CMK’nın emredici kurallarına aykırı yapılan aramalar, NCMEC raporuyla desteklense dahi geçersiz sayılır.

T.C. Bölge Adliye Mahkemesi Ankara 17. Ceza Dairesi 2022/906 Esas , 2023/376 Karar 09/03/2023 Tarihli İlamı;
“Suç tarihinden önce sanığın internetten temin ettiği müstehcen içerikli görüntüleri depoladığı yönünde Amerikan merkezli NCMEC isimli kuruluş tarafından yapılan ihbara istinaden Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca başlatılan soruşturma kapsamında sanığın evinde arama yapılarak dijital materyallere el konulduktan sonra kütük incelemesi yapılması talebiyle ilgili Ankara 3. Sulh Ceza Hakimliğince verilen 27/10/2017 tarihli,2017/8567 D.iş sayılı arama-el koyma-kütük inceleme kararına istinaden 30/10/2017 günü sanığın oturduğu eve aramaya giden kolluk personelince 5271 Sayılı CMK’nın 119/4.maddesinin amir hükmü uyarınca
Cumhuriyet Savcısının hazır bulunmadığı ev aramasında o yer ihtiyar heyeti veya komşulardan iki kişinin hazır bulundurulmasının zorunlu olduğu nazara alınmaksızın sadece evde misafir bulunan …..’ın katılımıyla yapılan aramanın usulsüz olduğu ve bu şekilde gerçekleştirilen arama neticesinde temin edilen delillere hukuken itibar edilemeyeceği gözetilmeden söz konusu aramada el konulan dijital materyallerde gerçekleştirilen teknik inceleme sonucunda diz üstü bilgisayar hard disklerinde çocukların üretiminde kullanıldığı müstehcen görüntülerin kayıtlı halde bulunduğu yönünde hazırlanan bilirkişi raporuna istinaden atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmesi suretiyle CMK’nın 289/1-i.maddesine muhalefet edilmesi, Sonuç: Kanuna aykırı, sanık müdafisinin istinaf talebi bu itibarla yerinde görüldüğünden, CMK’nın 280/1-e ve 289. maddeleri uyarınca başkaca yönleri incelenmeksizin HÜKMÜN BOZULMASINA, 09/03/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.”
5. Suçun Tavsifi ve TCK 226 Kapsamında Değerlendirme
NCMEC raporundaki veriler, suçun Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) hangi maddesi kapsamında kalacağını belirlemede anahtar rol oynar:
- Paylaşım vs. Bulundurma: Eğer görüntüler sadece kişisel arşivde bulunuyorsa TCK 226/3-son cümle; ancak sosyal medya (Instagram, Google vb.) üzerinden başkalarına gönderilmişse veya yayınlanmışsa TCK 226/5 uygulanır.
- Eylem Sayısı ve Zincirleme Suç: Yargıtay emsal kararlarında, sanığın farklı platformlarda birden fazla kez paylaşım yapması durumunda “Zincirleme Suç” (TCK 43) hükümlerinin uygulanması gerektiği, aksi durumun eksik ceza tayini olduğu belirtilmiştir.
T.C. Bölge Adliye Mahkemesi Trabzon 3. Ceza Dairesi 2020/960 Esas, 2020/1095 Karar 10/07/2020 Tarihli İlamında;
“Sanığın müsnet suçu aynı suç işleme kararının icrası kapsamında, farklı platformlarda birden fazla kez paylaşarak işlediği anlaşılmasına rağmen, sanık hakkında TCK’nın 43. Maddesinde düzenlenen zincirleme suç hükümlerinin uygulanmaması suretiyle sanık hakkında eksik ceza tayin edilmesi, Hukuka aykırı görülmekle, bu nedenle ileri sürülen istinaf nedenleri yerinde bulunduğundan CMK’nun 280/1-f maddesi uyarınca HÜKMÜN BOZULMASINA, oyçokluğuyla karar verildi.”
- Alıcıların Durumu: Yargıtay karar verirken, görüntülerin gönderildiği kişilerin çocuk olup olmadığının ve eylemin “yayınlama” mı yoksa sınırlı sayıda kişiye “gönderme” mi olduğunun ek teknik raporla belirlenmesi gerektiği vurgulanmıştır.
T.C. Bölge Adliye Mahkemesi Adana 12. Ceza Dairesi 2021/498 Esas, 2022/1770 Karar 20/12/2022 Tarihli İlamında;
“Yukarıda belirtildiği üzere suça konu görüntüde yer alan kişinin çocuk olup olmadığı, bu görüntülerin hayvanla yapılan cinsel davranışlara ilişkin ve müstehcen nitelikte olup olmadığı hususlarında Küçükleri Muzır Neşriyattan Koruma Kurulu’ndan rapor alınıp, suça konu paylaşımın alıcıları olarak belirtilen …, … ve …. ekran adlı kullanıcıların kimliklerinin tespitine çalışılarak, tespit edilebildiği takdirde bu kişilerin suça konu görüntüyü aldıkları tarihte çocuk olup olmadıklarının tespiti, suça konu görüntünün …’da yayınlanıp yayınlanmadığı,
eylemin yalnızca bu 3 kişiye görüntünün gönderilmesinden ibaret olup olmadığı hususlarında ek teknik bilirkişi raporu da alındıktan sonra, sonucuna göre sanığın eyleminin sübutu halinde TCK’nın 226. maddesinin 3., 4. veya 5. fıkralarının hangisinin uygulanması gerektiğinin tayin ve takdiri gerektiğinin gözetilmemesi, Sonuç: Hukuka aykırı, açıklanan nedenlerle sanık hakkında verilen hükmün 5271 Sayılı CMK’nın 280/1-d ve 289/1-i maddeleri gereğince BOZULMASINA, KESİN olmak üzere, 20.12.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.”

Sonuç ve Değerlendirme
NCMEC raporlarına dayalı müstehcenlik davalarında, raporun bir “başlangıç şüphesi” olduğu unutulmamalıdır. Hukuka uygun bir mahkûmiyet için;
- Raporun resmi tercümesi ve teknik verilerinin dosyaya kazandırılması,
- Arama ve el koyma işlemlerinin CMK 119/4’e uygun yapılması,
- Dijital materyallerde “iradi indirme” tespiti yapan uzman raporu alınması,
- Görüntü içeriğinin (çocuk olup olmadığının) mahkemece veya Kurulca teyit edilmesi,
- Sanığın eyleminin paylaşım mı yoksa bulundurma mı olduğunun netleştirilmesi gerekmektedir.
NCMEC Raporları Hakkında Kısa Kısa (Sıkça Sorulan Sorular)
Sizlerin de Müstehcenlik Suçu ile ilgili bir avukata ihtiyacınız olduğunda bizlerle iletişime geçebilirsiniz.
Av. Mehmet Kürşat Kılıç, 1995 Gaziantep/İslahiye doğumlu; Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunudur (2017). Konya Barosu’nda avukatlık stajını tamamladıktan sonra Kasım 2018’de ruhsatını almış ve Konya’da avukatlık faaliyetini sürdürmektedir. Çalışmalarını özellikle ceza hukuku, aile/boşanma hukuku ve idare hukuku alanlarında yoğunlaştırmakta; bu alanlarda makaleler yazmaktadır.
