Müstehcenlik Suçunda Aleniyet ve Belirsiz Sayıda Kişiye Erişim
Müstehcenlik suçunda aleniyet kavramını net bir şekilde anlamak için, öncelikle bu 3 kavramı gözden geçirelim:
•Aleniyet: Bir eyleminyalnızca belirli kişiler arasında kalmaması, belirsiz sayıda kişi tarafından öğrenilebilir/algılanabilir nitelikte olmasıdır. Önemli olan fiilen kaç kişinin gördüğü değil, görme olanağının varlığıdır.
•Kritik Ayrım: Paylaşım kitle iletişimi niteliğinde mi (herkese açık profil/kanal), yoksa sınırlı bir çevre içinde mi kaldı (WhatsApp/DM gibi bire bir iletişim)? Bu ayrım, TCK 226/2 ve 226/5 maddeleri açısından belirleyicidir.
•Dijital Ortam ve Aleniyet: İnternet, hem özel iletişimi hem de kitle yayınını barındırdığı için, her dijital paylaşım otomatik olarak aleni sayılmaz. Mahkemeler, gizlilik ayarları, erişim yöntemi, grubun yapısı, üye yönetimi ve delilin niteliği gibi kriterleri dikkate alır.
Dijital Çağda Müstehcenlik Suçu ve Aleniyet Kavramı
Günümüz dijital dünyasında, sosyal medya platformları ve mesajlaşma uygulamaları hayatımızın vazgeçilmez bir parçası haline gelmiştir. Ancak bu durum, hukuki kavramların da yeni boyutlar kazanmasına neden olmaktadır. Özellikle Türk Ceza Kanunu’nun 226. maddesinde düzenlenen müstehcenlik suçu, dijital ortamda yapılan paylaşımlar söz konusu olduğunda karmaşık hukuki tartışmaları beraberinde getirmektedir.
Bu makalede, müstehcenlik suçunda aleniyet ve belirsiz sayıda kişiye erişim kavramlarını, özellikle WhatsApp, Telegram, Instagram gibi platformlardaki paylaşımlar özelinde detaylı bir şekilde inceleyeceğiz. Amacımız, hem hukuki bir çerçeve sunmak hem de okuyucuların bu konudaki merakını giderecek, akıcı ve anlaşılır bir içerik oluşturmaktır.
1. Aleniyet ve Belirsiz Sayıda Kişiye Erişim: Temel Kavramlar
Ceza hukukunda aleniyet, bir eylemin yalnızca belirli kişiler arasında kalmaması ve belirsiz sayıda kişi tarafından öğrenilebilir/algılanabilir nitelikte olması anlamına gelir. Burada kilit nokta, eylemin fiilen kaç kişi tarafından görüldüğünden ziyade, genel olarak görülme veya öğrenilme olanağının bulunup bulunmadığıdır. Bu bağlamda, dijital ortamdaki paylaşımlar için iki temel durum birbirinden ayrılmalıdır:
•Sınırlı Çevre: Bire bir mesajlaşmalar (örneğin WhatsApp veya Instagram DM), davetsiz girilemeyen kapalı ve küçük gruplar, erişimi kısıtlı özel alanlar bu kategoriye girer. Bu tür ortamlarda yapılan paylaşımların aleniyet niteliği taşıması daha düşüktür.
•Geniş Erişim (Aleniyet İhtimali Yüksek): Herkese açık profiller, arama motorlarında indekslenebilen sayfalar, açık kanallar veya gruplar, linki olan herkesin katılabildiği ve kontrolün zayıf olduğu ortamlar bu kapsamdadır. Bu tür paylaşımlarda aleniyet ihtimali oldukça yüksektir.
Önemli Not:
“İnternette olduysa kesin alenidir” yaklaşımı pratikte sıkça yanlıştır. İnternet, hem özel iletişim (DM) hem de kitle yayını (açık profil/kanal) barındırır. Bu ayrım, hukuki değerlendirmelerde büyük önem taşır.
2. “Basın ve Yayın Yolu” Ne Anlama Gelir?
Müstehcenlik suçlarında, özellikle TCK 226/2 ve 226/5 maddeleri gündeme geldiğinde, tartışmanın odak noktalarından biri de “bu paylaşım basın ve yayın yolu ile mi yapıldı?” sorusudur. Türk Ceza Kanunu’nun tanımlar kısmında
basın ve yayın yolu kavramı, yazılı, görsel, işitsel ve elektronik kitle iletişim araçlarıyla yapılan yayınlar olarak anlaşılır. Bu tanım, internetin belirli kullanım biçimlerinin (örneğin herkese açık yayınlar) bu kapsama girebileceğini gösterse de, her dijital iletinin otomatik olarak bir “yayın” sayılmayacağının altını çizer. Yargıtay kararları da bu konuda, dijital ortamdaki her paylaşımın basın ve yayın yoluyla yapılmış kabul edilemeyeceğini vurgulamaktadır .
3. Müstehcenlik Suçunda Aleniyet Tartışması Nerede Çıkar?
Müstehcenlik suçunda “aleniyet” ve “belirsiz sayıda kişiye erişim” tartışması genellikle Türk Ceza Kanunu’nun şu maddeleri kapsamında yoğunlaşır:
•TCK 226/2: Müstehcen görüntü, yazı veya sözleri basın ve yayın yoluyla yayınlama veya yayınlanmasına aracılık etme iddiası.
•TCK 226/5: Bazı ağır müstehcen içerik grupları (TCK 226/3 ve 226/4 ile bağlantılı) bakımından içeriği basın-yayın yoluyla yayınlama veya yayınlanmasına aracılık etme, ya da çocukların görmesini, dinlemesini veya okumasını sağlama iddiası.
Bu ayrımın pratik karşılığı şudur: Aynı içerik, kapalı bir mesajlaşma ortamında konuşuluyorsa farklı; herkese açık bir sosyal medya kanalında veya profilinde paylaşılıyorsa farklı hukuki sonuçlar doğurabilir. Bu nedenle, paylaşımın yapıldığı ortamın niteliği, suçun oluşumu ve uygulanacak ceza maddesi açısından hayati öneme sahiptir.
4. Belirsiz Sayıda Kişiye Erişim Nasıl Değerlendirilir?
Müstehcenlik suçunda bir içeriğin belirsiz sayıda kişiye erişim olanağı sağlayıp sağlamadığı, yargı mercileri tarafından çeşitli kriterler ışığında değerlendirilir. Bu kriterler, tek başına bir hüküm vermese de, aleniyet/erişim tartışmasının temelini oluşturan ana başlıklardır:
4.1. Paylaşımın Gizlilik Ayarları: “Herkese Açık” mı, “Gizlilik Bariyeri” Var mı?
•Herkese Açık Profiller/Kanallar: Eğer bir profil veya kanal herkese açıksa, yani herhangi bir üyelik, onay veya davet gerektirmeden içeriğe erişilebiliyorsa, aleniyet ihtimali önemli ölçüde yükselir. Bu durumda, içeriğin geniş kitlelere ulaşma potansiyeli olduğu kabul edilir.
•Gizlilik Bariyerleri: “Özel hesap”, “kapalı grup”, “onaylı üyelik” gibi gizlilik ayarları, erişimi sınırlayan bariyerler oluşturur. Bu tür durumlarda, olayın özelliklerine göre erişim daha sınırlı yorumlanabilir. Ancak, bu bariyerlerin ne kadar etkili olduğu ve kolayca aşıp aşılamadığı da önemlidir.
4.2. Üyelik/Katılım Kontrolü Kimde?
•Bir gruba veya kanala kimlerin katılabildiği, katılımın serbest mi yoksa onaya bağlı mı olduğu kritik bir faktördür. Katılımın sıkı bir onaya tabi olması, erişimin kontrol altında tutulduğunu gösterirken, serbest katılım aleniyet ihtimalini artırır.
•Grup veya kanal linkinin dışarı sızması durumunda, kontrolün fiilen kaybolup kaybolmadığı da değerlendirilmelidir. Linkin kolayca paylaşılabilir olması, kapalı görünen bir ortamın bile belirsiz sayıda kişiye açılmasına neden olabilir.
4.3. Link/Davet Sisteminin Yayılma Potansiyeli
•“Linki olan girer” mantığıyla çalışan sistemler, çoğu zaman belirsiz sayıda kişiye erişim ihtimalini artırır. Eğer bir davet linki veya erişim linki kontrolsüz bir şekilde yayılabiliyorsa, bu durum aleniyet lehine yorumlanabilir.
•Davetlerin sınırlı sayıda olması ve yöneticinin onayıyla gerçekleşmesi durumunda ise, erişimin sınırlılığı argümanı güçlenebilir.
4.4. İçeriğin Arama/Keşfet Algoritmaları ile Yayılımı
•Sosyal medya platformlarındaki keşfet veya öneri algoritmaları, herkese açık profillerdeki içeriklerin erişim çemberini önemli ölçüde genişletir. Bu algoritmalar sayesinde içerikler, takipçi olmayan veya doğrudan arama yapmayan kişilere de ulaşabilir.
•Kapalı veya özel çevrelerde (örneğin sadece belirli kişilerin görebildiği paylaşımlar) algoritmik yayılım sınırlı kalabilir veya hiç gerçekleşmeyebilir.
4.5. Yaş Doğrulama/Erişim Engeli Gibi Önlemler
•İçeriğe erişim için yaş doğrulama veya benzeri erişim engellerinin bulunup bulunmadığı, özellikle çocukların erişimi tartışmasında önemli hale gelebilir. Bu tür önlemler, içeriğin belirli bir yaş grubunun altındaki kişilere ulaşmasını engellemeyi amaçlar.
•Ancak, her önlemin otomatik olarak “sorumluluğu kaldırır” sonucunu doğurmadığı unutulmamalıdır. Somut olayda bu önlemlerin etkinliği ve aşılıp aşılamadığı da değerlendirilir.
Uygulama Notu: Bir grubun veya kanalın üye sayısı tek başına yeterli bir kriter değildir. 12 kişilik bir grubun linki kontrolsüz bir şekilde yayılıyorsa, bu durum 200 kişilik ancak sıkı doğrulamalı ve kapalı bir topluluktan farklı değerlendirilebilir. Önemli olan, erişimin ne kadar kontrol altında tutulduğudur.
5. Platformlara Göre Pratik Erişim Matrisi
Aşağıdaki tablo, farklı dijital platformlardaki paylaşımların belirsiz sayıda kişiye erişim ihtimalini pratik bir çerçevede sunmaktadır. Bu tablo,
okuyucuyu yormadan temel bir resim vermek amacıyla hazırlanmıştır:
| Ortam / Ayar | Belirsiz Sayıda Kişiye Erişim İhtimali | Kısa Yorum |
| WhatsApp / DM (bire bir) | Düşük | Genellikle özel iletişim hattı; yine de içerik, niyet ve delil önemlidir. |
| WhatsApp / Kapalı Grup (davet ile, sınırlı) | Düşük–Orta | Üye yönetimi ve link kontrolü kritik. Link sızıntısı riski var. |
| Telegram / Herkese Açık Kanal | Yüksek | Kitle iletişimine yaklaşır; erişim alanı çok geniştir. |
| Telegram / Kapalı Grup (davet onaylı) | Orta | Onay ve link sızıntısı yoksa sınırlılık argümanı güçlenebilir. |
| Instagram / Herkese Açık Profil Paylaşımı | Yüksek | Görünürlük ve yayılım potansiyeli çok geniş. Keşfet algoritması etkili. |
| Instagram / “Yakın Arkadaşlar” Hikâyesi | Düşük–Orta | Seçili kitleye hitap eder; ancak kitle büyüklüğü ve delil tartışması önemlidir. |
| X (Twitter) / Herkese Açık Gönderi | Yüksek | Kamuya açık yayın mantığı baskın; geniş kitlelere anında ulaşım. |
Not: Bu tablo “otomatik suç/otomatik beraat” anlamına gelmez; sadece aleniyet tartışmasının hangi senaryolarda daha güçlü bir şekilde ortaya çıktığını gösterir.
6. 30 Saniyelik “Aleniyet Kontrolü” Karar Ağacı
Okuyucuların hızlıca kendi durumlarını değerlendirebilmeleri için pratik bir kontrol listesi sunuyoruz:
•Adım 1: Paylaşım herkese açık mı?
•Evet ise: “Belirsiz sayıda kişiye erişim” ihtimali oldukça yüksektir.
•Adım 2: Kapalıysa, giriş/üyelik kim tarafından kontrol ediliyor?
•Onaylı ve sıkı kontrol varsa: Sınırlılık argümanı güçlenebilir.
•Adım 3: Davet linki/erişim linki kontrolsüz yayılabiliyor mu?
•Evet ise: Kapalı görünen yapı, pratikte “belirsiz erişim” tartışmasına dönebilir.
7. Delil Tarafı: Ekran Görüntüsü, Link, Erişim Ayarı ve Teknik İzler

Aleniyet tartışması, çoğu dosyada yalnızca “ne paylaşıldı?” sorusu değil; aynı zamanda “nerede, nasıl ve kimlerin erişebileceği şekilde paylaşıldı?” sorusudur. Bu nedenle delillerin niteliği büyük önem taşır.
7.1. Ekran Görüntüsü Tek Başına Yeterli mi?
Ekran görüntüsü çoğu zaman başlangıç delili olsa da, paylaşımın kapsamını (gizlilik ayarı, link erişimi, yayın tarihi, hesap eşleşmesi) tam olarak ortaya koymayabilir. Bu yüzden mümkün olduğunca:
•Paylaşımın URL/link bilgisi,
•Hesabın herkese açık/kapalı olduğuna dair görünüm,
•Grup/kanal türü (açık/kapalı) ve katılım biçimi,
•Tarih/saat ve hesap kimliği eşleşmeleri
gibi unsurların dosyada netleştirilmesi gerekmektedir.
7.2. “Belirsiz Sayıda Kişiye Erişim” Nasıl İspatlanır / Nasıl Çürütülür?
•İddia Açısından: Erişim ayarlarının “herkese açık” olduğu, linkin kontrolsüz yayıldığı, platformun kitle yayını mantığında çalıştığı ileri sürülür.
•Savunma Açısından: Paylaşımın sınırlı kitleye gittiği, özel iletişim hattında kaldığı, erişimin davet/onayla mümkün olduğu, linkin kamusallaşmadığı gibi noktalar delillerle desteklenir.
Avukattan Dipnot: “Erişim” tartışması, çoğu zaman “kast” ve “yayma amacı” tartışmasına bağlanır. Bu nedenle platform ayarları ve teknik izler birlikte okunmalıdır.
8. Beraat İhtimali ile Bağlantı: Nerede Referans Alınmalı?
Aleniyet/erişim başlığı tek başına bir “sonuç” üretmez; ancak doğru kurulduğunda dosyanın yönünü değiştirebilen kritik bir tartışmadır. Özellikle “internet paylaşımı” iddiasında, her olayda otomatik olarak “basın-yayın yoluyla yayma” kabulü yapılmaması gerektiği savunmanın çekirdeği olabilir. Yargıtay kararları da bu konuda, somut olayın özelliklerine göre farklı değerlendirmeler yapıldığını göstermektedir .
Bu konunun beraat gerekçeleriyle nasıl birleştiğini daha sistemli görmek isterseniz, şu içerikteki kontrol noktaları (delil-bilirkişi-fıkra-erişim-kast) iyi bir çerçeve sunar: Müstehcenlik Suçu Beraat Kararı
Sıkça Sorulan Sorular
Müstehcenlik suçunda aleniyet kavramı ile alakalı akıllara en çok gelen soruları sizler için cevaplayamaya çalıştık. Diğer soru ve görüşleriniz için iletişime geçmekten çekinmeyiniz.
Yasal Dayanak (Okumak İsteyenler İçin)
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu tam metin (PDF): TCK (Adalet Bakanlığı PDF)
“Aleniyet” ve “belirsiz sayıda kişiye erişim” kavramları, müstehcenlik suçunun dijital ortamda değerlendirilmesinde kilit rol oynamaktadır.
Bu kavramlar, çoğu dosyada teknik ayrıntı gibi görülse de, doğru sorular sorulmadığında dosyanın yanlış fıkradan yürümesine neden olabilir. Somut olayınızda platform ayarları, erişim biçimi ve delil seti birlikte okunmalı ve değerlendirilmelidir.
Hukuki süreçlerde doğru bir savunma stratejisi oluşturmak için bu detayların göz önünde bulundurulması büyük önem taşır.
Av. Mehmet Kürşat Kılıç, 1995 Gaziantep/İslahiye doğumlu; Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunudur (2017). Konya Barosu’nda avukatlık stajını tamamladıktan sonra Kasım 2018’de ruhsatını almış ve Konya’da avukatlık faaliyetini sürdürmektedir. Çalışmalarını özellikle ceza hukuku, aile/boşanma hukuku ve idare hukuku alanlarında yoğunlaştırmakta; bu alanlarda makaleler yazmaktadır.
